s

9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 116. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2021 11:19
Biz, Rus yazar Yevgeni İvanoviç Zamyatin'in 1920'li yıllarda kaleme aldığı, ilk ütopya karşıtı roman olarak Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sına ve George Orwell'in 1984 isimli romanlarına esin kaynağı olmuş, yazarın kendi ülkesi Rusya'da ise ancak 1988 yılında yayımlanabilmiş bir roman. Kitap 1920'ler de yazılıyor ve 26. yüzyılda, insanların doğadan, kendi benliklerinden ve birbirlerinden koparıldığı bir ortamda, insanların isimlerinin yerini numaraların aldığı, saydam cam duvarlar arasında yaşanan her şeyin kameralarla kaydedildiği, insanların çiftleşme zamanlarını ve kiminle çiftleşebileceğini bile sistemin düzenlediği, seçimlerin göstermelik yapıldığı, Velinimet'in yönettiği Tek Devlet adlı ülkenin distopik atmosferinde geçiyor. Özgürlüklerin kısıtlandığı hatta olmadığı, gelişmiş standartlara rağmen baskıcı ve totaliter bir iktidarda mutlu mesut yaşayanların yanısıra bu düzenden memnun olmayanlarında var olduğu bir roman Biz. Hikayenin başkahramanı mimar D-503'ün her gün olan biteni yazdığı kayıtlardan okuyoruz Tek Devlet'te olan bitenleri. D-503 ve I-330'un aşklarını, İntegral'in yapımını, Velinimet'e karşı mücadeleyi. Biz, başlarda okurken beni biraz zorlasa da sonrasında severek okudum kitabı. Kitap adeta matematik üzerine kurulmuş gibi. Pek çok matematik terimi kullanılıyor, karakter isimleri sayılardan oluşuyor, gülümseme bile diküçgene benzetiliyor:)) Zamyatin'in Biz romanı 2016 yılında Fransız yönetmen Alain Bournet tarafından kısa film olarak sinemaya da uyarlanmış "The Glass Fortress" adıyla. Böyle bir hikaye için 30 dakikalık oldukça başarılı bir kısa film olmuş. Ama filmi kitabı okuduktan sonra izlemek daha anlamlı olacağı kanaatindeyim. İzlemek isteyenler için linki buraya bırakayım. youtu.be/PQ6Au4BzFMQ Biz, distopya, bilim kurgu ve
Edebiyat
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Dorlion Yayınları · 201811,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mağara
Puan vermedi·334 syf.··
2022 85. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2022 20:55
Platon'un 2400 yıl önce yazdığı #mağaraalegorisi , Saramago'nun ondan esinlenerek 22 yıl önce yazdığı Mağara romanı ve şu an içinde yaşadığımız mağaralar... Pek çoğumuz mağaradan çıkmak istemiyor, pek çoğumuz çıkmak istese de çıkamıyor , pek azımız çıkmayı başarıyor. Ve Platon'a göre bu çıkış felsefe ile olacak ... Felsefe ile ilgilenin ve hayata bakışınız değişsin diyorum Kitap çok derin... Saramago zekasını, muzipliğini, yeteneği ve birikimi ile döktürmüş. Burada yazamayacağım kadar çok detay var ... Kahramanların isimleri , renkler, objeler, mekanlar hepsi simgesel ... Kapitalizmin nasıl bir yalıtılmışlık olduğunu , yalnızlaştırıldığımızı, doğadan ve doğal olandan uzaklaştığımızı, uzaklaştıkça mutsuzlaştığımızı, mutsuzlaştıkça bize sürekli tüketme arzusu pompalayan reklamlarla tüketim çılgını olduğumuzu ama bunların gerçekten bizim tercihlerimiz mi olduğunu, parmakların beyni olduğunu, gözün görmediği gizli şeyleri açığa çıkarmakta başarılı olduklarını, kadınların erkeklerden daha açıksözlü, üretici ve hisli olduklarını sadece virgül ve nokta kullanarak , muzip ve sade tarzı ile yazmış. Kitabın finali de ayrı çarpıcı... Saramago'nun yoksulluk içinde geçen çocukluğu, çok çalışmak zorunda kaldığı gençliği, ellili yaşlarda başlayan yazarlık ve daha geç yaşta mutlu olduğu bir aşk hayatı var. Körlük romanı ile 76 yaşında 1998#nobeledebiyatödülü sahibi bir edebiyat dehası ... Toplumun huzurunu ve rahatını kaçırıp , alışıldık, mantıksızca tutunulan değerlerin dışına çıkmaya, sorgulamaya iten Saramago'yu, kendisinin o dönemin uyuşuk Atina'sını rahatsız edip uyandırmaya çalışan bir at sineği olduğunu söyleyen Sokrates'e benzettim. Mağara'da Tanrı inancının ve diğer mevzuların yanında atasözlerini ve deyimleri de sorgulamış. Saramago'nun Tanrı ve Hristiyanlık
MağaraJosé Saramago · Kırmızı Kedi · 2022146 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 95. kitabı
Ebeveynlik ve aile ilişkileri üzerine yoğun ve etkileyici bir novella. Eser, Kuzey İrlanda’da yaşayan bir babanın İngiltere’de üniversitede okuduğu şehirde yoğun kar yağışı nedeniyle mahsur kalan oğlunu, Noel’i ailecek bir arada kutlayabilmek için alıp eve getirmek üzere arabasıyla yola çıkmasıyla başlıyor ve tüm kitap boyunca bu yolculuk esnasında babanın kafasından geçenleri monolog halinde okuyoruz. Orta yaşlı bir erkeğin dönüp hayatına, geçmişine baktığında, baba ve eş kimlikleriyle hesaplaşması, günah çıkarması ve kendince yaşananların izahını yeniden yaparak boşlukları doldurmaya çalışması Bilinmeyen Ülkede Yolculuk. Bir fotoğrafçı olan baba, iyi bir fotoğraf çekebilmek için herhangi bir kareyi tıpkı ona ilk kez bakan bir çocuk ya da yabancı bir ülkeye giden insan gibi görebilmek gerektiğini düşünüyor ve işte bu yolculuğunu da kendisi için ailesinin geçmişine bu gözle bakabilme fırsatı olarak görüyor. Noel’de, hep bir arada olan mutlu bir ailenin tabloyu tamamlayabilmek için ailenin babasının karla mücadele ederek yapılan yolculuğunun hikayesi gibi geliyor ilk başta kitap ancak ilerledikçe ailenin geçmişinde oldukça trajik bir olayın varlığı kendini hissettiriyor ve son ana kadar yavaş yavaş aralanan gizem perdesiyle beraber hafıza, unutmak, yaşanmışlıklar ve yaşanamamışlıklar, pişmanlıklar, çocuk yetiştirmek, ebevenylik, evlilik ve aile olmak temaları üzerinde durarak ailenin geçmişine gidiyorsunuz. Terör, göçmenlik, Kuzey İrlanda sorunu gibi toplumsal meseleleri de günlük hayata sirayet ettiği gibi, gayet yerinde ve dozunda, satır aralarında hissetirmiş David Park. Park’ın şiirsel bir dili ve uzun, derinlikli cümleleri nedeniyle kısa olmasına rağmen bir çırpıda okunan bir kitap değil. Üzerine uzun uzun düşünecek pek çok şey bırakıyor okura, özellikle
Bilinmeyen Ülkede YolculukDavid Park · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024346 okunma
durmadan seni düşünüyorum gece gündüz seni düşünüyorum noktasız virgülsüz uzayan bitmek bilmeyen acı gibiyim bir yalnızlık bir yazı gibiyim öyle yazıyorum sana sen de bana yaz oraları kendini oranın insanlarını ilişkilerini anlat bugüne değin bir haberini alamadım çıldıracağım öldün mü kaldın mı kayalara çarpıp battın mı yoksa beni unuttun mu bana yazmak istemiyor musun benim sana yazmamı istemiyor musun n'olursun cevapla beni bir tek sözcükle de olsa cevapla dayanamayacağım sana varacağımı bilsem yola koyulayacağım izin verseler gelip seni bulacağım dağlarını kışını yalnızlığını çocuklarını paylaşacağım ne olur yaz bana
Sayfa 106·Kitabı okudu