"Bilseydim ayini yapmazdım."
Başıyla onayladı."Senin gibi başkalarının çoğuda yapmazdı.Talepkârların sorgulanmamasının sebebi budur belki. Yüreklerimizde gerçekte ne olduğu bilinseydi kaçımız affedilirdi?"
"Söylesene,"dedi, "sence sefil haldeki biri mi, yoksa mutlu biri mi daha iyi adaklar adar?"
"Mutlu biri elbette."
"Yanlış,"dedi . "Mutlu biri kendi hayatıyla meşguldür.Kimseye minnet borcu olmadığını düşünür.Ama onu soğuktan titret, karısını öldür, çocuğunu sakat bırak, o zaman dualarını duyarsın. Sana kar beyazı bir süt danası alabilmek için ailesini bir ay aç bırakır.Parası yeterse yüz tane alır."
"İyi ama,"dedim,"eninde sonunda onu ödüllendirmen gerekmez mi? Yoksa adak sunmayı bırakır."
"Ah,ne kadar uzun süre devam edeceğini bilsen şaşırırsın. Ama evet, sonunda en iyisi ona bir şey vermektir. O zaman yeniden mutlu olur. Sende baştan başlayabilirsin."
"Ölümlüler neye benziyor, söyler misin bana?"
Bir çocuğun sorusuydu bu ama Prometheus ciddi ciddi başını salladı." Bunun tek bir cevabı yok. Her biri farklı. Paylaştıkları tek şey ölüm. Bu sözcüğü biliyor musun?"
"Biliyorum," dedim." Ama anlamıyorum."
"Hiçbir tanrı anlayamaz. Bedenleri parçalanıp toprağa karışır. Ruhları soğuk dumana dönüşür ve yeraltı dünyasına uçar. Orada hiçbir şey yemez, hiçbir şey içemez, hiçbir sıcaklık hissetmezler. Uzandıkları her şey ellerinden kaçar."
Cildimde bir ürperti dolaştı." Nasıl katlanıyorlar buna?"
"Ellerinden geldiğince."