Kusursuz bir ters köşe başyapıtı
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Agatha Christie ile daha önce tanışmış olun ya da olmayın, bu kitap gizem edebiyatına bakışınızı tamamen değiştirecek türden. Hani bazı kitaplar bittiğinde insan bir süre tavanı seyreder ve "Az önce ben ne okudum?" der ya, işte bu roman tam olarak öyle bir etki bırakıyor. Birbirini tanımayan, geçmişleri karanlık on kişinin gizemli bir adada toplanmasıyla başlayan hikaye, odalardaki o masum görünen çocuk tekerlemesiyle birleşince klostrofobik bir kabusa dönüşüyor. Adada bu on kişiden başka kimse yok; yani katil aralarından biri! Kitap ilerledikçe karakterlerle birlikte siz de delirmenin eşiğine geliyorsunuz. Kimseye güvenemiyor, herkesi tek tek şüpheli listesine alıp sonra eliyorsunuz. Okurken beni en çok etkileyen şey, karakterlerin kendi aralarındaki psikolojik savaş ve yavaş yavaş delirmeleri oldu. Aslında hikayenin bir yerinde, karakterlerden birinin yaptığı nokta atışı ve çok mantıklı bir tahmin vardı. "İşte bu!" diyorsunuz, ipuçları yerine oturuyor gibi hissettiriyor. Ama queen Agatha öyle dehşet verici bir kurgu yapmış ki, o mantıklı tahmini bile bir anda boşa çıkarıp sizi tamamen çaresiz bırakıyor. Hele ki hikaye son dönemece girip adada sadece iki kişi kaldığında, içinizdeki o çaresizlik hissi zirveye ulaşıyor. "İkisinden biri katil olamaz, imkanı yok!" dediğiniz anda bile yazar zihninizle oynamaya devam ediyor. Son sayfaya kadar süren o amansız tahmin yürütme çabası, kitabın finalindeki o sarsıcı mektupla birleşince taşlar öyle bir yerine oturuyor ki, hayran kalmamak elde değil. Eğer katille kedi-fare oyunu oynamak, her sayfada ters köşe olmak ve kusursuz işlenmiş bir psikolojik gerilim okumak istiyorsanız, bu adaya kesinlikle adım atmalısınız. Kesinlikle favorilerim arasında
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma
8/10
·39 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 15:04
Sınav haftamda olmam ve İngilizce olması yüzünden yavaş okudum ama akıcıydı. Amberly'nin karakter gelişimini okumak ve o Seçim'de de kızların düşüncelerinin aynı olduğunu görmek çok güzeldi. Amberly'nin yatıştırıcı özelliğini de gördük. Clarkson'a karşı nefretim biraz azaldı gibi.
The QueenKiera Cass · HarperTeen Impulse · 2014104 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·294 syf.··
2026 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:00
Rina Kent ablam seni hala seviyorum ama bu serinle fark ettim ki sen aslında hep aynı ilişki dinamiklerini yazıyorsun. Kadın karakterler tek başına harika seveceğim türde yazılsa da erkek karakterler ile bir araya gelince onlar hakkında yazdıklarını unutuyorsun resmen. Ha maratona devam edecek miyim? Elbette. Okunması gereken çok Rina kitabı var. Devam kitabında sevdiklerime gelirsek her zaman olduğu gibi gizem kısmı çok güzel yazılmıştı. Bence gizem kısmını en yazdığı kitaplarından biriydi. Özellikle sonda ortaya çıkan gerçek... Asla tahmin etmiyordum. Asla. Sırf bu hareketlerin için devam ediyorum zaten.
Rise of a QueenRina Kent · Independently Published · 202099 okunma
8/10
·672 syf.··
2026 1. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 00:00
Contains slight spoilers! Okay first things first — I am completely obsessed with this series. Diana, Samkiel, Imogen… honestly, I love every single character in this series, the good ones and the bad ones. But HOW did you make me fall for Kaden like this?? I literally went from "meh, not a fan" to "wait, Diana and Kaden could totally be endgame??" ,and this is coming from someone whose favorite book husband is Samkiel!! Why would you do this to me?? And what you did to Reggie?? I was an absolute mess, ugly crying the whole time! We needed him, he was our dad figure why did you take him away from us, Amber, WHY?? Okay but real talk, the pacing was perfect, and this book had me glued to the pages the entire time. I honestly don't know how you do it, queen, but you just get it. Keep doing what you're doing — even if you destroy my emotions every single time, I still love you for it. Also the 5th book needs to come out NOW because I genuinely cannot wait anymore!!
The Wrath of the FallenAmber V. Nicole · Kensington · 20253 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 11. kitabı
Selamlarrr... Mektup Arkadaşım (Pen Pal), Bookstagram’da hakkında o kadar çok yorum gördüğüm bir kitaptı ki doğal olarak beklentim Everest’e tırmandı Dark romance’in kraliçesi, sonu hayatınızı değiştirecek, Aidan’a âşık olmadan bitiremezsiniz gibi yorumlar görünce merak etmemek elde değildi. Yazarı zaten seviyorum. Kendisiyle tanışmam Queen & Monsters serisi sayesinde olmuştu ve o seriye bayılmıştım. Bu yüzden beklenti daha da yükseldi. Kitabı bitirdikten sonra ise benim için sonuç biraz daha eh, güzeldi ama bu kadar da değil oldu. Kitap kocası Michael’ı yeni kaybetmiş olan Kayla Reece ile başlıyor. Cenaze gününde hapishaneden gelen gizemli bir mektup alıyor. Mektupta yalnızca şu yazıyor. “Gerekirse sonsuza dek beklerim.” Altında ise tek bir imza: Dante.Kayla bu mektuba cevap verince Dante ile aralarında başlayan yazışmalar zamanla daha derin, daha kişisel ve daha yoğun bir hale geliyor.Aynı dönemde eski çatısı akan evini yeniletmek için çağırdığı çatı ustası Aidan da hikâyeye dahil oluyor.Yakışıklı, esprili,karizmatik ve oldukça çekici klasik paket . Kayla ile Aidan arasındaki çekim çok hızlı şekilde ilerlerken evde de tuhaf olaylar yaşanmaya başlıyor. Sesler, nesnelerin yer değiştirmesi,mutfak dolaplarının açılması, elektriklerin gidip gelmesi vb .... Hikâye mektuplaşmalar, tutkulu sahneler, gizem ve hafif paranormal dokunuşlarla böylece ilerliyor. Kitabın ilk yarısı gerçekten akıcıydı.Mektuplar merak uyandırıyor, Aidan ile gelişen ilişki eğlenceli ve tempolu ilerliyor. Okuması kolay, sayfalar hızlı akıyor. Özellikle baharat sevenler için erotik sahneler oldukça bol ve detaylı yazılmış Ama karakter derinliği konusunda bence ciddi eksikler vardı. Kayla’yı yeterince hissedemedim. Yas süreci, travmaları ve iç dünyası çok daha derin işlenebilirmiş. Çoğu zaman
Mektup ArkadaşımJ.T. Geissinger · Juno Kitap · 2025373 okunma
6/10
·400 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 21:02
Kişisel görüşlerimi belirtmeden önce genel olarak konusundan bahsedeceğim. 1848’de bir fae tarafından yönetilen İngilterede geçiyor. Ablasının sosyeteye takdim edilmesindeki şanssızlığından sonra sıra Ivy’e geliyor. Ivy, ablasının başarısızlığından sonra sırtında ailesinin sosyetedeki yerini korumanın yükünü taşıyor. Queen Mor, o yıl evlencek olan fae prens oğluna layık bir gelin adayı bulmak amacıyla çeşitli ‘oyunlar’ oynatıyor. Çok ama çok uzun bir süre boyunca bu kızların birbiriyle yarışını okuyoruz. Bence kitap çok yavaş ilerledi. Heycanlanmaya başladığımda 250+ sayfalara gelmiştim, hatta yarım mı bıraksam diye düşünmüştüm. Bu yüzden birkaç puan kırdım. Karakterlerin gözünden bölümler onlara ısınmamda çok yardımcı oldu. Kitabın en sevdiğim özelliklerinden biri buydu. Yavaş yerleri atlattıktan sonra bir dahaki bölümde ne olacağını asla tahmin edememeye başladım. Ama fantastik demeye bin şahit ister gibi düşünüyorum… kafama domates atmazsanız lskcoskxsöx. Tabii periler var ve öteki dünya var fakat ben fantastik bir kitapta bu kadar az büyü/sihir hiç okumamıştım sanırım. Dünyayı bir türlü oturtamadım kafamda. Sanki kitabın tek amacı süslenelim, baloya gidelim, Prince Bram’in gözüne girelim gibiydi. Sihirden ve büyüden bahsediliyor ama ben şahsen yeterli bulmadım. The Cruel Prince’e benzediğini söylüyorlar, bende o yüzden okumak istemiştim ama tek benzerliği öteki dünya ve gerçek dünya olması, bir de faeler olması. Bir de partilerde insanlara eziyet edip eğlenmeleri. Sonunu göze alırsam ikinci kitap bence çok daha fantastik olacaktır. Genel olarak nötr kaldığım bir kitap.
The Rose BargainSasha Peyton Smith · HarperCollins · 20255 okunma