BÜŞRA

BÜŞRA
Siz ışığı yeniden bulmak istemiyorsunuz; dünyada karanlıktan başka bir şey olmadığına emin olmak istiyorsunuz.
Hayat Kuralı No.27 Ömre Dair
Her türlü zevk görecelidir, bir ihtiyacı tatmin etmekten, gidermekten ibarettir: İhtiyacın ortadan kalkması ile zevkinde yok olması, insanın doyduktan sonra yemeye devam edememesi ya da uykusunu aldığı bir gecenin ardından daha fazla uyuyamaması kadar az acınası bir durumdur.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Reklam
Hayat Kuralı No.25
Arzularımıza hedef koymak, ihtiraslarımızı dizginlemek, öfkemize hakim olmak, insanın arzu ettiği şeylerin son derece küçük bir kısmının ulaşılabilir ve pek çok kötülüğün kaçınılmaz olduğunu hatırla tutmak: Bu şekilde katlanıp vazgeçebiliriz. Kaldı ki en büyük servet'e ve en büyük güce sahip olduğumuzda kendimizi yoksul hissederiz. "Yaptığın işin arasında hep oku ve bilge insanlara danış, Hayatı nasıl kolayca idare edebilirsin, Hırs daima muhtaç olan sana işkence etmesin, Az da olsa faydalı şeyler için korku ve umut da olsun diye."
Sayfa 40 - Horatius·Kitabı okudu
Hayat Kuralı No.24
Bizden koparılmış olsalar sahip olduklarımızı nasıl göreceğimizi Tam da kendi gözlerimizle görmeye çalışmalıyız: Mal, mülk, sağlık, dostlar, sevgili, karı ve çocuk ya da işte her ne ise. Değerlerini çoğu zaman onları kaybettikten sonra hissederiz. Eğer bunu gerçekleştirebilirsek, sahip olmak ilk etapta bizi doğrudan doğruya daha da mutlu eder; ikinci olarak da kaybın kesinlikle önüne geçeriz, malımızı tehlikeye atmayız, dostlarımızı öfkelendirmeyiz, karılarımızın sadakatini sınamayız, çocuklarımızın sağlığını gözetiriz vs. Sahip olmadığımız şeylere bakarken, "Benim olsa nasıl olurdu?" diye düşünme eğilimindeyizdir ve İşte böylece yokluğu hissederiz. Oysa bunun yerine sahip olduğumuz şeyler için sık sık şunu düşünmemiz gerekirdi: "Bunu kaybetsem ne olurdu?"
Sayfa 40·Kitabı okudu
Çoğu talihsizlik, iyimserlikle desteklenen cehaletten kaynaklanır.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Hayat Kuralı No.21
Eudemonolojinin ilk önermesi, bu ifadenin bir örtmece olduğu ve ''mutlu yaşama''nın yalnızca olabildiğince az mutsuz ya da kısaca, katlanılabilir bir hayat anlamına gelebileceğidir. Aristoteles'in önermesindeki gerçek hayat bilgeliğinin temelinin, hayatın zevk ve güzellikleri ile hiç ilgilenmeden sayısız kötülüklerinden mümkün olduğu kadar kaçınmaya dikkat etmekte yattığı ileri sürülebilir.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Reklam