Mersiha ve annesi, Vişegrat'ta bulunan müstakil evlerinde endişe içinde olacakları beklemekteydiler. Söylentiler göre Sırp Çetnikler, Vişegrad'a girmek üzereydi. Bu fısıltı kulaktan kulağa yayılırken şehirlerinin kuşatılması halinde yaşanacakları tahayyül bile etmek istemiyorlardı.
''Hedefimiz Müslümanların İslâmlaşması, sloganımız iman ve mücadele.'' diyerek başlıyordu Aliya. Satır aralarında feryat ediyordu. 150 yıldır Müslümanların yaşadıkları olumsuzluklara, İslâm dünyasındaki gerilemelere şiddetli itirazlarda bulunuyordu. İslâm'ın dünyanın nizamının tanziminde hakkı olduğunu bunun dışında başka bir unsura ihtiyaç duyulmaması gereğini savunmaktaydı.
Zira zaman ilerledikçe her şey daha acı bir çehreye bürünüyordu. Yaşamak ayakta kalmak öylesine meşakkatliydi ki... Bombalarla dans ederek yaşayan insanları bir yandan da yokluk tehdidi sarmıştı.
Ateş altında kalan Boşnaklar, Srebrenizca'ya akıyordu. İşin en trajik kısmı dünya gündemine düşen savaşın, batılı ülkeler tarafından sessizce seyrediliyor olmasıydı.