Avrupa yanlısı olan kimi Boşnaklar Aliya ve hareketini ''gerici ve yobaz akımlar'' olarak nitelendirmekten geri durmuyorlardır. Bu durumun hareketi apayrı bir sıkıntıya sokacağı muhakkaktı. Bu tür muhalif sesleri de halkanın içerisine aldıklarında Aliya ve ekibinin mücadele alanı oldukça genişlemekteydi. Ancak her şeye rağmen ülkeleri ve gelecekleri için olabilecek bütün zorluklara göğüs germeye hazır, son derece inanmış bir ekip ile bu yola çıkılmıştı.
...Sonuç olarak, Bosna'da adil olmayan bir anlaşma sağlanmıştır ve yaşananların bıraktığı derin travmalarla birlikte gerginlik ''her an patlamaya hazır bir bomba'' misali sürmektedir.
...Bu dönem Müslümanlar için yine sıkıntı ve mücadelenin yoğunlukla yaşandığı bir dönem olmuştu. Komünist sistem, Müslüman kimliğini günlük hayat içerisinde yer almasını şiddetle yasaklamıştı. 1954 yılında Komünist Yugoslavya Yönetimi 1938'de yapılan anlaşmayı güncelleyerek Müslüman Sancak halkının önüne üç seçenek koydu: Sırp kimliğini kabul etmek, Türkiye'ye göç etmek ve bunların kabul edilmemesi halinde ölümü göze almak.