Fakat çok özleyen, az özleyene "Neden ağırdan alıyor, duraklıyorsun?" demesin.
Çünkü gerçekten iyi olanlar çıplak olana "Giysin nerede?", evsiz olana "Evine ne oldu?" diye sormaz.
İçinizdeki iyiden söz edebilirim, ama kötüden söz edemem. Çünkü kötü, kendi açlığının ve susuzluğunun ıstırabıyla kıvranan iyiden başka nedir ki? Gerçekte iyi acıktığında en karanlık mağaralarda bile yiyecek arar, susadığında ise bataklıktan bile su içer.
Eyleyişinde düzenbaz ve zalim olanı nasıl mahkûm edersiniz, aynı zamanda incinmiş ve haksızlığa uğramış ise? Ya pişmanlıkları yaptıkları yanlışları çoktan aşmış olanları nasıl cezalandırırsınız? Pişmanlık değil midir, hizmete heves ettiğiniz o hukukla sağlanan adalet?