ra

" Bir hayli acı veren bir şey olmalıydı, çünkü sıradan yaralar, bunca yıl, yani yaşlılığa kadar saklanmaz. Yaşlılık yaraları çoğu zaman özleme dönüştürerek gençliğimizi geçersiz kılar."
Edebiyat
Reklam
"Adlarımızı, soyadlarımızı söylemiştik de geriye hepimizi tedirgin eden bir belirsizlik kalmıştı, bu adları ve soyadlarını, gençlik yıllarımıza hiç de benzemeyen bu ihtiyar suratlara nasıl bağlamalıydı? Adımızı soyadımızı bildirmemize karşın acaba o eskiden olduğumuz kişi miydik her birimiz?"
Edebiyat
"Yazar, gerçekten de komik görünse de hiç de utanmış gözükmüyordu. Sanki komik olduğunu anlarmış gibi, sürekli onu alkışlayan salona gülüyordu. Aslında törenin başından beri davranışlarında bir soytarılık vardı. Bütün salonla dalga geçiyormuş gibi geliyordu bana. Salon sarhoş oldukça, o da daha belirgin bir halde soytarı rolü oynuyordu. Kim bilir, belki de bunun altında onun aklı yatıyordu, sadece bir soytarı olarak bu jübileye dayanabilecekti belki de. Belki sadece jübileye de değil, tüm yaşamına. Hatta belki yaşamaya doğduğu bu koca dünyaya da. Zaten hepimiz bir role bürünmüyor muyuz, hani bizim yerimize yaşayan."
Edebiyat
"Yakın yerler insanın yakalarına takılmış zincirlerdir. İnsan şu anda olduğu yerdedir, eskiden olduğu değil."
Edebiyat
“Öyle anlar vardı ki, içimizde bir iz bırakarak tüm yaşam bir mercekte odaklanan güneş ışığı gibi o ana, sonsuza dek odaklanırdı. Kim bilir, kaç yıl yaşarsa yaşasın, belki de insan yalnızca böyle anlarda yaşar.”
Edebiyat
Reklam