Werther’in en büyük trajedisi, aslında hiçbir trajedisinin olmamasıdır. Cebinde parasıyla, çalışmak zorunda olmadan aylak aylak gezen, köyleri gezip çocukları izleyen ve vaktini doğaya şiirler düzmeye harcayan birisi var karşımızda. Werther karakteri 2026 yılından bakıldığında empati kurulabilecek bir aşık değil; acilen terapiye gitmesi gereken, sınırları ihlal eden, şımarık ve saplantılı biri. Ulan kadın nişanlı! Albert adında pırlanta gibi bir adamla evlenmek üzere. Albert adama evini açıyor, delikanlı gibi ağırlıyor, dost kabul ediyor; bizim arsız potansiyel katil de kafasından Albert’ı, hatta Lotte’yi öldürme düşünceleri geçiyor. Aşk değil bir saplantı bu Werther aslında Lotte’yi sevmiyor; Lotte’ye duyduğu imkansız aşkın getirdiği kendi acısını seviyor. Lotte’nin sınırlarına, nişanlı olmasına, Albert ile olan ilişkisine zerre saygısı yok. Werther'cigim bazı seyleri gereksiz abarttığını düşünsem de herkesin acısı kendisine. Sonuçta kimse sınanmadığı günahın masumu değildir. İncelemeleri de okudum beğenen çok ama kitap benim içimi kararttı :/
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,7bin okunma
ne kadar iyi niyetli olursa olsun, bir gezinti bile binlerce solucanın yaşamına mal olur, atılan her adım, karıncaların bin bir zorlukla yaptığı yuvayı yıkar, küçük bir dünyayı ezerek utanç veren bir mezara dönüştürür.