Tabii paşa haklıydı, biz de Avrupa seyahatimizde bunu
gözümüzle görmüştük ama siz bana şimdi memleketi otuz üç yıl idare ettiğim halde niçin kadınları serbest bırakmadığımı soracaksınız. Haklısınız ama bizim memlekette şeriatı aşmak
kolay değildir. Şeyhülislamlar, hocalar, müderrisler, tarikatlar, şeyhler öylesine güçlüdür ki padişah nefes alıp da istediği şeyleri yapamaz. Bir ara kadınlardan çarşafı kaldırdım, yaşmak yeterli dedim diye bana da yapmadıklarını bırakmadılar.
Tarihsel açıdan tartışılmaya son derece açık ve taraflı bir kitap. Çünkü bazı komutanlar şiddetle eleştiriliyor hatta suçlanıyor. (Özellikle Rauf Orbay, Refet Bey ve Nurettin Paşa)
Yakın tarihi merak edenler için mutlaka okunması ve üzerinde düşünülmesi gereken bir eser.
Ulusumuzun vahim durumunu ve harabelerden yeni bir ülkenin kuruluşunu telgrafhane çalışanlarının dahi ulusun geleceğini ne kadar çok etkilediğini özellikle de Atatürk'ün olayları, telgrafları ve antlaşma maddelerini vs. açıklayarak detaylı bir şekilde bize sunması tüm yaşananları onun kaleminden okumak üstünde yaşadığımız vatan toprağının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Atatürk olayları anlatırken sık sık da, bizlere Türk gençliğine öğüt veriyor.
Atatürk'ün en yakınındakilerin bile sık sık onu ne kadar yanılttığını görmek(Rauf Orbay), makam derdine düştüklerini görmek(Refet Bey) hepimiz için bir ders aslında.
Okurken şaşırdığım o kadar çok nokta vardı ki hangisini yazsam karar veremedim;
-Halide Edib ve Rauf Orbay'ın Amerikan mandası istemesi
-Konya valisi Cemal Paşa'nın hainliği
-Refik Halit Bey'in telgrafları alıkoyması İstanbul hükümetine çalışması
-Savunma Bakanı Cemal Paşa'nın günümüz içişleri bakanına benzemesi
-Yahya Kaptan'ın hükümet tarafından öldürülmesi ve eşinin iki yetimle kalması
-BMM'nin dini bir açılışı olması
-İnönü'nün genelkurmay başkanı olmasına gelen tepkiler
-Atatürk'ün, Suphi Paşa ile yaşadığı anısı ve Cumalı Ordugâhı kitabını yazma hikayesi
-Ahmet İzzet Paşa ve Salih Paşa'nın bencilliği
-Nurettin Paşa'nın Bursa milletveki olmak için hazırlattığı yaşam öyküsünü Atatürk'ün 12 sayfa boyunca eleştirmesi
Esnaf, tüccar arasında bir kibarlık özentisi aldı yürüdü; olduğundan fazla aydın görünme çabası var. Bunların yanı sıra geleneklerimizi rezilcesine küçümsüyorlar, ata dinimizden utanç duyuluyor,
Nihal Atsız Haşin, sert görünüşü altında altın gibi bir kalbi ve ismi gibi kadın olan bir ruhu vardır... Müthiş Türkçüdür. Kendisine mektepte bu hasletinden dolayı hep "Oğuz Beyi" derdik. Aşık olmayı budalalık telakki eder, fakat âşık olmaktan hiç geri kalmaz...