Bir süs bitkisine dönüşmüş olan bedenimi sulamalarını, o minicik saksıya zaten zar zor sığan köklerimi güçlendirip palazlandırmalarını istemediğimi onlara bir türlü anlatamıyorum. Sanırım büyümekten, içinde bulunduğum saksının bana dar gelmesinden, o daracık yerde solup gitmekten endişe ediyorum. Bir seçim yapmak mecburiyetiyle kıvranıyorum. Suya mı, yoksa yalnızlığa mı razı geleceğim? Yok olmaktan mı, yoksa yalnız kalmaktan mı daha çok çekindiğimi bilemiyorum.