İlk başta karakterleri kafamda oturtamadığımdan iyi bir şekilde tanımak için not ettim ve tanımak çok da uzun sürmedi. Kitap kulübü ile okuduğumda genel olarak tepkiler çok iyi, çok büyük bir aşkı işlemişlerdi diye olmasıydı. Bilmiyorum ben o aşkı tam olarak aşk olarak tanımlayamadım belki de 'iyi' olduğundan şüpheli bir aşktır. Aşk denilen şey böyle mi gerçekten? Zaten ağırlıklı olarak nefret, intikam, ölüm, keder işlenmişti. Evet aşk vardı ama saplantı mı takıntı mı diye düşünmeden edemedim içerisinde bu kadar hırs dolu intikam ve acı işlenince. Bence bu kişinin aşka bakış açısına göre değişir gibi, böyle bir aşk istenilir mi tartışılır.
Victoria dönemini yansıtan bir roman. Anlatımı sade ve anlaşılır bir dilde yazılmış. Kitabı açtığımda kendimi dönemin içerisinde bir çiftlikte, genel olarak karamsar ve yağmurlu bazen de güneşin çimlere gülümser bir şekilde ışığını saçtığı anlarda buldum. Heathcliff roman boyunca beni yoran bir karakter oldu. Anlamakta zorluk çektiğim ve sınırlarını aşan bir karakter olmasıyla şaşırttı ve sinirlendirdi de. Ama romanın sürükleyici ve akıcı ilerlemesi ile birlikte karakterin daha ne yapabilir, sonu ne olacak merakı ile bitirdim. Benim için tanımlamak biraz zor oldu, bazen anlamadığımı bile düşündüm. Belki de başka zamanda okunduğunda farklı anlamlar çıkarabileceğim bir kitap olabileceğini de düşünmüyor değilim. Onu da zamanla göreceğim elbette.