Bir rüzgârlı akşamüstü şehrin en kalabahk caddesinden geçerken, bir mağaza vitrini bana ilk defa olarak yeni bir aşksız insanı tanıttı. Bu, hayalsiz, umutsuz, arzusuz, herhangi biriydi. Bir kaşı çatıktı, dudağında gülümseme silinmişti. Bu, bendim. Artık bütün şarkılar bana yabancıydı. Aşk şiirlerine düşmandım. Parklar serseriler içindir, diyordum. Hayal kurmak işsizlere mahsus...