İlham perilerinin iltifatı hiç kimseye kavgadan kaçmak imtiyazını vermez. Fildişi kule, ikinci harp sonu dünyasının davasız sanat meczuplarını barındıran bir miskinler tekkesidir... vatandaşları günün çetin kavgalarında yer alırken yıldızlara serenat besteleyen bedbahtın adı: savaş kaçağıdır... fikir ve sanat adamlarının yeri: fikir ve sanat kavgasının ateş hattıdır... her sanatkâr agora'ya inmek, hayırla şerrin savaşında ister istemez yer almak mecburiyetindedir. Fildişi kuleye kapananlar şerrin zaferini (bilerek veya bilmeyerek) kolaylaştırmış olurlar.
Huzur istiyorum. Nasıl uçta yaşamak istemiyorsam, dipte de yaşamak istemiyorum. Ortada yaşamanın lüksünü istiyorum ben de. Vasat olmanın engin kuşatıcılığını... fıtrata dönmenin asaletini. Din insanı ortada tutma sanatıysa dindar olalım yeniden. Kanatlarımın uçlarındaki ateş sönsün ve kalbimin derinliklerinde yere çarpıp parçalanan o saat yeniden işlesin. Yeniden atsın kalbim. Tik tak.
İnsan ya yücelerek kaçar ya da sürünerek... ya dipleri arar bulur ya da uçlara doğru koşar. En büyük kötülükleri işleyenler de en harika iyiliklere imza atanlar da bunu "kaçmak" için yaparlar. Dünyadan kaçmak için. Yücelerek ya da alçalarak kaçılır dünyadan. Dibe veya uca. Tercih senindir. Tercih benimdir.