Bir gün iyileşiyor gibi hissediyorum, ertesi gün yeniden karanlığa düşüyorum. Sonu olmayan bir döngü gibi. Eskiden her şeye tutkuyla sarılır ve bir şekilde mutlu olmaya çabalıyordum. Şimdi kendimi uzun zaman önce kaybetmiş gibiyim. Ne heyecan, ne heves, ne uyku düzeni, ne de eski neşem kaldı.
Akıp giden bir hayat var, ben sadece izliyorum...
Müsade edilseydi,
çok güzel olmasa bile mutlu olduğum bir hayat yaşardım.
Gözlerim hep ışıldardı.
Her şeye gücüm yetmese bile,
en azından hevesim olurdu, o da olmadı.
Efendimiz buyururlar ki: "Dostunu severken ölçülü sev, zira günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü bir şekilde buğz et, zira günün birinde dostun olabilir."