"Sır tutabilir misin?"
"Bu nasıl soru?"
"Bu benim sırrım. Ortaya çıkmaması gerekiyor. Sana güvenebileceğimi biliyorum ama senin bu sırrı taşıyıp taşıyamayacağını bilmiyorum."
"Ben senin geleceğini taşımayı göze almışım. Bilmediğim bir zamanı taşımak bana zor gelmiyor da, bildiğim bir zamanı yani senin geçmişini mi taşıyamayacağım?"
Akıllıca güvenmek ve akıllıca sevmek güzeldir...
Bunları hayatınızdan silerseniz geriye hangi güzellik kalır ki?
Hayattan güveni ve sevgiyi silmek dünyadan güneşi silmek gibidir.
Hayal kırıklığı ve ihanet karşısında kırıldığını inkar etme...
İnkar etmek, ne kırgınlığı giderir ne de sana tecrübe için gerekli alan bırakır. Unutma, sadece duygularımızı hissederek ve kabul ederek dönüşüm yaşarız. Hayatınızın sorumluluğunu ne kadar çok alırsanız, o kadar çok kendinize saygı duyarsınız ; diğer insanların haksızlıkları yüzünden kurban hissetmez, güvenle kendinizi savunur, hayattan istediğinizi ve hak ettiğinizi alırsınız.
Sizin de mi hep sonradan aklınız başınıza gelir? Pişman olanlardan mısınız? Yaşadıklarınıza üzülenlerden mi? Ya da neden bu kadar sevdim diyenlerden mi? Bu yaşadıklarınız size bir şey kattı mı? Ya da üzüntüleriniz ders almayı unutturdu mu? Sadece üzüntülerinize mi odaklandınız?