Göz bebeklerim büyümüyor artık zira korkmuyorum. Korkmuyorum kazanamadığım seni, acı çekerek kaybetmekten.
Sen, avuçlarımdasın biliyorum.
En çok da bu yakıyor canımı. Beni istemeyeşin, benden kaçışın ama buna rağmen yanı başımda oluşun.
Bense sana ait değerli bir taş gibiyim, ama ilgisizliğinden kaybolmak üzere olan.
Ne alıp basıyorsun bağrına ne de satmaya yelteniyorsun.
Bir duvar dibi buluyorum. Karanlıkta, saklanmak için ne hoş bir yer. Orası bile senden daha şefkatli ve sıcak bakıyor bana.
Sokaktan gelip geçenler bile senin suretinden daha bir tanıdık geliyor. Biliyor musun, hayatım boyunca en çok sana yabancıydım.
Yağmurlar, dokunmadığın saçlarımı okşuyor narin elleriyle. Toprak, kokusunu bana sunuyor senin esirgediğin kokuna inat.
Sahi, ben daha senin nasıl koktuğunu bile bilmiyorum.
Hayatınızın kalitesini arttırmak için geçmişin yükünden kurtulmalısınız. Gerçekten hak ettiğiniz, kendinizin belirlediği hayatı mı yaşıyorsunuz yoksa yüzleşmekten kaçıp sırtınızdaki yükle şekillenen hayatı mı?
Güzel şeyler olacak. Tabii zor ve yorucu şeyler de bizi bekliyor. Ben böyle bir savaşa hazır değilim ama Mehmet'in arkasına sığınmış olmak bile bana yetebilir.
En sık yapılan hatalardan biri tek başına kalmamak adına değersizleştirilen ilişkilere devam etmektir. Çünkü en büyük yalnızlığa asıl o zaman düşülmüş olur.