Rabi

Rabi
Nevi şahsına münhasır Okur yazar çizemez Türk Dili ve Edebiyatı
Ocak ayı bitmeden iki kitap bitirebildim, şükür. İlk defa okuduğum iki yazarın güzel öyküleriyle yılın ilk ayını ve kitaplarını uğurluyorum. Bir de Martin Eden okumaya başladım. Bakalım, nasıl gidecek? Verimli bir şubat olması dileğiyle….
Edebiyat & Roman
Reklam
Bu yıl yine kavuşamadım hedefime. Acısıyla tatlısıyla geçti bitti bu yıl da. Kırk beş kitap hedefi koyup on dört kitap okumuş olsam da :) (acının tatlı tebessümü) okuduğum o on dört kitaptan çok şey öğrendim. Sıralama yapsam hangisini başa koyacağımı bilemeyeceğim ama sanırım bu yıl Zafer Yahut Hiç ve Yaşamak, o sade akıcı dilleriyle içimde akışı durmayan bir hüzün oluşturdu diyebilirim. At vuruldu , içim paramparça Rüveyda. Dizesini bu yıl okumuş olup içimde paramparça olan günlerin hesabını verememişliğim çok oldu bu yıl. Orhan Veli, ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda? Derken düşündüm, ağladığımı gören olur mu bir gün elimden alıp giden dizelerde? Şiir yazdığım, yeni hikayeler kurduğum bir yılı geride bırakıyorum. 2026 okuma listemin bir kısmını oluşturalı neredeyse bir ay olacak. Bu yeni yıl adına daha başka umutluyum okumaktan. İnanıyorum, yapacağız tospağacık! Dilerim ki 26, daha çok okuduğum daha çok okumalar yaptığım ve hedeflerime ulaşmanın keyfini ve mutluluğunu yaşadığım bir yıl olur. Mutlu yıllar bakalım, kaplumbağalar.
2025 Okuma Raporları
Bugünden 🫶🏻 Uzun zamandır bir kitaba hiç bu kadar kapılmamıştım. Eve dönsem de okusam, dememiştim. Üstelik çorba karıştırırken bile elimden düşürmedim. Tek kelimeyle harika bir kitaptı. Yüreğimde bir sızı, bir iz bıraktı. Mustafa Kutlu'yu ilk yedinci sınıfta okumuştum. O zamanlar fazla anlayamamıştım okuduğum kitabı. Hüzün ve Tesadüf'dü o dönem okuduğum. Aklımda kalan sürmeli göz, minare. Karakoncolos vardı bir de yanlış hatırlamıyorsam :) Lise sonda hediye olarak gelen bu kitabı okumak anca bugüne nasipmiş. Niye daha önce okumadım, demiyorum. O kitap için en uygun zaman bu zamandı. Ben gitmedim o kitabı okumayaz o geldi kendini okutmaya. Benimle Ankara'ya da geldi bu kitap memleketime de. Meğer çantamda ince bir sızı taşımışım. Karakterlerle birebir diyalog kurmuşum gibiydi. Bana anlattılar Tepeköy'ü, fabrikaları, Küptepe'yi, Başkanım yaptıklarını... Akıcı, sade bir üslup... Tasasız. Ve derin... Karakterlerin hikayesinde o tanıdıklık ve aşina olamadığımız duygular... Ne kadar da ben, dediğim satırlar... Ve sonunda ise yaşadığım şok ve hala içinden çıkamadığım sessiz duygular... Ayrıca yazar adayı olarak, yazdıklarımı iyi insanlara ulaştırmanın hayalini kuran biri olarak bu kitap, ders kitabı gibiydi. Hayatın içinden kelimelerle nasıl unutulmz hikayeler yazılacağını görmüş oldum. Başka bir Mustafa Kutlu eserinde görüşmek üzere! Ayrıca artık ayraç arama telaşına düşmüyorum, kenarları kıvırmak daha yaşanılır hissediyor. :)
Edebiyat & Roman
Meçhule giden geminin kalktığı limandayım. Hayır, ölümü hatırlamıyorum. İçimde ölüp giden hevesimi yad ediyorum. İyi geceler.
Edebiyat
Başkasının gökyüzünde güvercin olmaktansa kendi bahçende kanadı kırık kuş ol. Eksik de olsan aitsindir. En azından eksikliğin, yurtsuzluktan daha az yakar canını. Bayan R.
Edebiyat
Reklam