Rabi

Rabi
Nevi şahsına münhasır Okur yazar çizemez Türk Dili ve Edebiyatı
8/10
·210 syf.··
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 01:13
Yaşamak! Eksik kalmak, sırasızca sıralanan ölüm, yaşayamamak arasında yaşam için mücadele etmek. İşte bunların hepsi yaşamak. Benim için kitabı anlatan, özetleyen ifade bu şekilde. Yaralı ve hüzünlü. :)
Edebiyat
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Spoiler içerir.
9/10
·280 syf.··
2025 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 16:17
Saat üçü geçmiş, resmi olarak final haftasına girmiş olmama rağmen uyuyamayınca bari bu incelemeyi yazayım da içimdekileri dökeyim dedim. :)) Ve sanırım yaptığım en uzun inceleme de bu oldu. Üzerine saatlerce konuşulacak bir kitaptı neticede. :)) Oscar Wilde'nin tek romanı olan Dorian Gray'in Portresi... Uzun zamandır kitaplığımda duran, bir başlayayım bakalım nasıl gidecek diye elime aldığım ve bırakamadığım o kitap... İlk sayfalarını okurken sonuna, ileride yaşanacak olaylara rağmen hiçbir fikrim yoktu doğal olarak. Birkaç alıntı düşüyordu karşıma. Burada yazılan incelemeleri ilerleyen sayfalarda okuyunca bayağı gerileceğimi, Gray'e kızacağımı anladım. Peki, Dorian'ın böyle bir insan olması hakkında konuşalım biraz. Başlarda gayet olağan, kibar, utangaç, yanakları kızaran biriydi. Ta ki ressamın ona yaptığı tabloyu görene kadar. :))) O andan itibaren, yaşlanmasını istediği kişinin portesi olmasını istediği andan itibaren kitapta da geçtiği gibi ruhunu şeytana satacağını anlamıştım. Öyle ki son zamanlara kadar yaptıklarında asla hata bulmuyor, aksine hayatına dokunduğu insanları suçluyordu. Bu durumda ressamın ve Lord Henry Wotton'un da payı çok büyük tabii. Ressam, ona ilk andan beri tabiri caizse tapıyor. Sürekli ama süreli onun güzelliğinden, Dorian'ın kusursuzluğundan konuşuyor. Diğer yandan -her ne kadar bazı cümlelerine minik işaretler koysam da - dünya görüşü çok farklı, her şeyi kafasında aklayan ve Dorian'ı direkt olarak sözleriyle etkisi altına almış bir Henry var. Doğrudan bu iki insandan kötü etkilemesi, Dorian'ın böyle bir insan olmasında çok etkili ki kendisi de bunu ressam ile son görüşmelerinde dile getiriyor. :)) Bugün günümüze bakalım. Yerimizde, yöremizde bulunan bir insanı sürekli övdüğümüzde, onun kusursuz bir yaratık olduğunu vurguladığızda
Edebiyat & Roman
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,3bin okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2024 18:22
Söylemek istediklerim var, çok uzun değil. Ne olacak bu edebiyatın hali, diye gecelerce yakınırken bir kez daha fark ettim ki edebiyatın yıkılmaz kalesi dergidir! Okumaya başladığım ilk andan bitirdiğim bu ana dek hisler havuzunun içinde yüzsem de kapağı kapatıp masaya bıraktığımda benimle kalan tek his, edebiyat oldu. Her satırında her sayfasında masamda durduğu her anda edebiyatı hissettim. Edebiyat hissetmek de öyle kolay değildir, bence. Yolun nereye çıkacağını bilmediğim dahası yolda olup olmadığımı kestiremediğim şu sancılı günlerde beni anladı sanki o satırlar. Ailemden biriyle sohbet ettim bazen, okurken o satırları. Dergiler arkadaş gibidir bu yüzden. Dergi okumayı seven ama bir türlü düzeni kuramayan biri olan bana, İzdiham Dergisi 54.sayısı ilaç gibi geldi. Emeği geçen herkesin emeğine, kalemine, yüreğine sağlık! Kalın sağlıcakla! #izdiham #dergi
Edebiyat
İzdiham - Sayı 54 (Ocak-Şubat 2024)İzdiham Dergisi · İzdiham Dergisi · 2024381 okunma
7/10
·464 syf.··
2023 10. kitabı
Spoiler olabilecek birkaç cümle mevcuttur. "Bazı öyküler ölmez, sonsuza dek yaşardı...." Uhh! Sıcağı sıcağına geldim buraya. Henüz önümde son sayfası açık, ayracı ve post-itleri koltuğun üzerinde dağılmış dururken söylemek istediğim birkaç şey var. Böylesi akıcı, anlaşılır, sade bir dil ile karşılaşacağımı bilmeden başladım Çimen'e. Aldı götürdü kitap ilk anından son anına dek. Özellikle konusunun tiyatro ile bağlantılı olması, tiyatronun olması daha çok içine çekti beni. İçimde oyun yazmayı, izlemeyi ve en son ortaokulda sahne almış olmama rağmen sahnede olmayı sevdiğimi bir kez daha hatırlattı. Hayalini kurduğum o sahneyi gördüm sanki. Kitabı alacağım zaman kapağını ve yan baskısını çok beğendiğim için konudan bi'haber almıştım ama şimdi iyi ki almışım diyorum. Konusu, akıcılığı ve karakterleri açısından beğendiğim bir kitap oldu ancak bazı sahnelerin devamını da okumak isterdim. Örneğin, biten bir bölümün ardından gelen yeni bölümün, bittiği yerden devam etmesini isterdim ama öyle olmadı. Başka sahneye geçmişti. Güneş ve Ömür için birkaç sahne olabilirdi belki. Yine de her ikisi için tadında kaldı, bana göre. Elbette o ikiliyi daha çok okumak isterdim çünkü son yüz sayfada onlarla olan her sahnede gülümsemeden, eh biraz da sırıtmadan durumadım. Can ve Destan, en başından beri 'acaba aralarında ne oldu' diyerek merak ettiğim ikili oldu. Uzaktılar ama aslında çok yakındılar. Yakın olmasalardı, birbirlerini bir kez daha bulamazlardı. Mert ve Defne... İlk anda daha anlamıştım sizi. Ve siz de iyi bir ikili oldunuz! En başından en sonuna kadar merak ettiğim karakterdi Mert. Hikayesinin nereye nasıl bağlanacağını merak ederek okuyordum ve son ana kadar Mert acaba gruptan ayrılacak mı korkusuyla devam etmiştim. Çimen... Çok güzel bir ekipsiniz! Mücadelenizi, bir
Edebiyat
ÇimenR. Ayça Kavraz · Artemis Milenyum · 2022152 okunma
7/10
·128 syf.··
2023 9. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2023 18:27
Kırk dört gün sürdü okumam... Sınava az bir zaman kala başlamış, başlarda gayet güzel okurken daralan sürenin getirdiği telaş ve ders çalışmak dışında yaptığın iş için çekilen vicdan azabından ötürü kitabı okumayı bırakmıştım. Okumayı bıraktığım kitabı alır, rafa geri kaldırır; kim bilir birkaç sene sonra okurdum ama İnsanlığımı Yitirirken hep başucumda, ajandamın üzerinde durdu. Okuma fırsatını yeniden bulduğumda oturdum ve bu sefer bitireceksin Rabi, dedim kendime. Ve kırk dördüncü günün sonunda bitti. İlk sayfalarında daha Dazai'nin kendisini okuyacağımı hissetmiştim. Yozo aslında Dazai'ydi hislerime göre. Bazı cümleleri vardı, okuduktan sonra iç çektim uzun uzun. Çünkü bu kitabı okumaya başladığımda bir yerde, ufak bir yer dahi olsa, zamanında hissettiğim o acımasız duygulardan birine rastlayacağımı biliyordum. Nitekim öyle de oldu. Çocukluğundan bahsediyordu kitap, yetişkinliğinden. Ve bir çöküşten. Günden güne büyüyen bir çöküşten... Kızdığım, üzüldüğüm, empati yaptığım, ara sıra boşluğa düştüğümü de hissettiğim bir kitap oldu İnsanlığımı Yitirirken. Yazarken hangi kelimenin nasıl kullanması gerektiğini bilmediğim ve seçemediğim bir kitap oldu. Okuyan başka biriyle, hem kitap hem de Dazai'nin hakkında yüz yüze konuşmayı istediğim bir kitap oldu. Ve evet, "acı çekenler başkalarının acı çektiğini hissederler," demesi gibi çekilen acıyı hissettiğim, her iki tarafın acı çekerken nasıl da çaresiz olduğunu bir kez daha anladığım bir kitap oldu İnsanlığımı Yitirirken. :’)
Edebiyat & Roman
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,4bin okunma