burla

burla
@rabiyaburla
yeni bisiler yazıyorum gelişeceğim
3 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
4/10
·103 syf.··
2025 4. kitabı
Yalnızlık hakkında uzun uzun yazdığı yazılar, yalnızlığı meşrulaştırıyordu. Yalnızlığı iyi, yaratıcılığın bir süreci olarak görüyordu yazar. Buna katılıyorum ama yalnızlığın bu kadar olması gereken bir şeymiş gibi lanse edilmesi bana doğru gelmedi. Yazar yalnız olduğu ve bunu aşırı hissettiği için bu şekilde düşünüyor diye düşünüyorum ama o yalnızlığından kurtulabilseydi belki düşünceleri bambaşka bir hal alacaktı.
Genç Bir Şaire MektuplarRainer Maria Rilke · Cem Yayınevi · 20121,475 okunma
Reklam
7/10
·464 syf.··
2025 2. kitabı
Sevdiği kişi uğruna canını veren her roman beni çok etkilemiştir. Nasıl bir sevgi ki kendi canından çok daha kıymetli. Bu kitapta beni daha çok etkileyen şey ise Fransız devriminin ne kadar vahşice olduğunu okurken daha da hissetmem. Giyotine yapılan benzetmeler, hakkında söylenen şeyler ve bunların gerçekten yaşanması inanılır gibi değil. İngilterenin de nasıl daha stabil bir ülke olduğunu görüyoruz. Geçmişinin peşinden gelmesi hatta belki senin olmayan ama kan bağın olduğu için senin sayılabilecek bir geçmişin seni etkilemesi can alıcı. Yeni nesil olarak aileden kalıcı olarak aldığımız travmaları biz de yaşıyoruz. Soyumuz kaderimiz oluyor. Aşk dolu şeyler okumak gerçekten bana her seferinde çok keyif veriyor sonu hüzünlü bitmiş olsa da bir insanın bir insanı bu kadar çok sevebiliyor olma ihtimaline umut bağlıyorum
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,5bin okunma
5/10
·256 syf.··
2025 1. kitabı
Kitabın ilk başlarını okumak oldukça rahatsız ediciydi. Ollienin yaşadığı şeyleri raw bir şekilde bize yansıtması. Bir babanın kendi kızına bunu yapabilmesi. Küçüklükte yaşanılan travmaların nasıl hayatın bütününe işlediğini görüyoruz. Yaşadığı zamanında getirisiyle beraber Ollie iyilieşemiyor ve kendini aşırı yalnız ve dünyadan soyutlanmış hissediyor. Kitabın sonunda da görüyoruz ki iyileşmeye başlaması, başka insanların da aynı şeyler hatta daha kötü şeyleri yaşadığının görmesiyle mesafe kat ediyor. Travmatik gen aktarımını da görüyoruz kitapta. Ollienin ilk kızının anorkesik olması gibi. Gerçi belki başka sebepleri de vardır onu pek açmıyor. Hayatına giren bütün erkekleri tatmin etmeye çalışması, hayır diyememesi hep bi kabul görme arayışı içinde olduğunu gösteriyor. Hayatındaki erkeklerin karakterini aynalıyor çünkü içinde kocaman bi sevilme arzusu var. Bu sevilme arzusunu karşı cinsten bekliyor ama arzusal bi sevilmekten daha çok kaliteli vakit geçirebileceği bir sevgi arıyor ve zaten ilişkilerine de cinsellik girdiği an soğuyor ve uzaklaşıyor. Kendisine kız arkadaş bulduğu zaman anlaşılmış hissediyor ve orda da değişimi gelişiyor. Kız arkadaşının önce kendini iyileştirmelisin, kendine yetmelisin, sevmelisin tavsiyeleri çok kıymetli. Olliede bunun farkında ve bi süre ilk evliliğinden sonra kimseyle evlenmek istememesiyle, takılmasıyla, özgür bir kadın olmak istiyor ama kitabın sonunda kurtuluşunun bir erkek tarafından olduğunu yazmış ne yazık ki. Bunu da anlayabiliyorum gerçi. Babasının ona asla vermediği sevgiyi, değeri birisinden muhakkak görmek istiyor. Babasının onu değersiz ve pis hissettirişi hayatı boyunca peşini bırakmıyor, ne yazık ki annesi de bunu değiştirecek bir şey yapmıyor. Falan falan
Babam Öldüğünde AğlamadımIris Galey · Arion Yayınevi · 1994946 okunma