“Bir maçtan sonra çimlerin üstüne uzanıp dinlenen genç bir tenisçiyi andırıyorsun. Yirmi beş yaşındasın. Artık ölüm üstüne benden daha çok şey biliyorsun.”
Bu kitabı ikinci okuyuşum. İlk okuduğumda hiçbir şey anlamamıştım çünkü yaşım epey küçüktü. Yıllar geçip yeniden okuyunca anlayabildim içindeki cümleleri ve her ne kadar çocuk kitabı olarak geçse de yetişkin okurların da okuması gerektiğini düşünüyorum
"Ne diyeceğimi kestiremiyordum. Kendimi çok beceriksiz buluyordum. Ona nereden yaklaşılır, nasıl ulaşılır bilmiyordum... Ne kavranılmaz bir yer şu gözyaşı ülkesi."
“Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğumuz için yeterlidir. ‘Çiçeğim işte şunlardan birinde,’ deriz kendi kendimize. Ama bir de koyunun çiçeği yediğini düşün, bütün yıldızlar bir anda kararmış gibi gelir. Bu önemli değil mi?”