7/10
·64 syf.··
2019 40. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2019 00:00
Sanat Tarihi’ne olan düşkünlüğüm ilkokuldan başlar, günümüze değin sürer gider. Gizli Başyapıt’ı okumak bu hayranlığımın ve daha sık Balzac okumamla birleşince okuyuverdim hemencecik. Balzac, 1845’te yazmış öyküyü. Bu uzun öykü, kusursuzluğun peşinden koşan Frenhofer isimli bir ressamın, kendine hayran olan iki gence (Franz Porbus ve Nicolas Poussin) bahsettikten sonra, üzerinde on yıl çalıştığı başyapıtı deli gibi merak edilir ve olaylar gelişmeye başlar. Özellikle “Poussin” bir karakter şeklinde kitapta vücut olması inanılmaz mutlu etti. Öykü, Karl Marx’ın Engels’a yazdığı bir mektubunda okunmasını tavsiye etmiş. Aynı şekilde Picasso ve Cézanne’ın başucu kitabı olmuş. Bizde de Abidin Dino’nun fazlasıyla yakınlık, alaka gösterdiği eser olmuş. Gizli başyapıt, sanatçılar üretme sorununa ışık tutmuş. “Biçim mi, renk mi?” sorusuna da cevap veriliyor. Rönesans döneminde, Venedikliler renk üzerine yoğunlaşırken, Floransalılar biçime önem vermiştir ve aralarında koyasıya bir rekabet başlamış. Kitap, sanatçıların genel kanısı olan, ürettiği eserden memnuniyetsizlik duyma sancısını, saha iyisini yapabilme potansiyeline dayanan bir eseri tamamlayamama sendromunu ve başkalarının kendi ürettikleri hakkında duyduğu eleştirilerin olumsuz yönlerini kabullenmeme, fütursuzca eleştirmeyi ele almış. Kitapta, Frenhofer’in tasvir ettiği çizim-resim tekniği “soyut sanat”a işaret ediyor. 1845’te bu “sanat türünün” bilinmemesi, sanat tarihine olan en büyük katkısı olarak gösteriliyormuş. Kitapta; Tiziano, Raffaello, Dürer, Veronese, Giorgione” gibi ünlü ressamlardan da bahsediliyor. Bu sanat bezeli klasik uzun öykü kaçırılmamalı!
Gizli BaşyapıtHonore de Balzac · Can Yayınları · 20174,490 okunma
7/10
·256 syf.··
2020 324. kitabı
YKY’nin çıkardığı “kare sanat” serisine tüm hızıyla devam ediyorum. Bu seferki konuğumuz, dönemleriyle, yani 16. yüzyılın bermuda şeytan üçgeninin saç ayağını tamamlayan üç büyükten sonuncusu Raffaello Sanzio’ya geldi. 1483’te Urbino’da doğdu. Babası Giovanni Santi’de bir ressamdı. Aziz Petrus Bazilikası’nın ünlü mimari Bramante, onun en yakın arkadaşı idi ve ölünce büyük boşluğa da girdi. Papa II. Julius ve X. Leo komutasında bir sürü eser verdi. Michelangelo’nun da çalıştığı ve altı yılını tavanını boyamaya harcadığı Sistina Şapeli’ne asılacak olan on duvar halısının patronlarını hazırladı. Raffaello, Roma’ya yerleştiğinde yıl 1508 idi. Papa II. Julius, Vatikan’daki İmza Odası’nı (Stanza Della Segnatura) süslemesini istedi. Bu odada, en büyük iki eserini (fresk) verdi: Atina Okulu ve Kutsal Tartışma. Raffaello, bana kalırsa Leonardo Da Vinci ve Michelangelo’dan çok şey öğrenmiş, bir yerde de onları aşmış bir sanatçı. İki büyük ustaya göre, mesleki alandaki boşlukları dar olsa da, resim sanatını diğerlerinin üstüne koyarak ilerletti. 37 yaşında hayata veda ettiğinde, arkasında bir sürü tablo ve fresk bıraktı. Ayrıca, çok sevdiğim tablosu “İsa’nın Göğe Yükselişi” (İsa’nın Bedene Bürünüşü diye de geçer) Raffaello vefat ettiğinde, atölyesinde tuvalin üstünde duran son eseri idi. Sanatla kalın.
RaffaelloEugene Muntz · Yapı Kredi Yayınları · 20109 okunma
Reklam
Maya Yayınları/ Raffaello
Puan vermedi
Bazı insanlar yaşadıkları çağın ötesine geçer… Raffaello da onlardan biri. Stephanie Storey, bu kitapta yalnızca bir ressamın hayatını anlatmıyor; sanatın zirvesine giden yolda yaşanan sessiz rekabeti, içsel çatışmaları ve görünmeyen mücadeleleri incelikle işliyor. Rönesans’ın kalbinde, Roma’nın gölgesinde yükselen bu hikâye; yeteneğin tek başına yeterli olmadığını, dehanın bile sınandığını gösteriyor. Raffaello’nun zarif ve kusursuz dünyası ile dönemin diğer büyük sanatçılarının sert ve tutkulu karakterleri arasında kurulan denge, okuyucuya sadece bir sanat yolculuğu değil; aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inen bir deneyim sunuyor. Bu kitapta sanat, sadece estetik bir ifade değil; bir kimlik, bir mücadele ve bazen de bir yalnızlıktır. Raffaello’yu okumak… bir tablonun içine adım atmak gibi. Rönesans’ın büyüsünü hissetmek isteyenlere. Ben sanat tarihine meraklı biri olarak okurken çok keyif aldım ve sayfaları yavaşça çevirip o büyülü atmosferin içinde mümkün olduğu kadar fazla kalarak tadını maksimum seviyede çıkarmaya çalıştım. Her detay insanı yüzyıllar öncesine götüren sihirli bir değnek gibi etkileyiciydi. Bazen bir yere fiziksel olarak gezerek gidersiniz, bazen de kitap okuyarak ruhen gidersiniz; işte bu şahane kitap sizi yüzyıllar öncesine ruhen götürmeyi başarıyor. Not: Ayrıca ben Maya Yayınları'nın kitaplarını bir farklı seviyorum. Oradan okuduğum ikinci kitapta beni yanıltmadı ve yine mükemmel bir okuma deneyimi sundu. Özellikle bu kitabı benim gibi tarih ve sanat severlere muhakkak öneriyorum. Sağlıklı ve bol kitaplı güzel günler dilerim. Raffaello kimdir? Raffaello Sanzio (1483-1520), Leonardo da Vinci ve Michelangelo ile birlikte Yüksek Rönesans döneminin en büyük "usta üçlüsünden" biri kabul edilen İtalyan ressam ve mimardır. Zarafet,
RaffaelloStephanie Storey · Maya Kitap · 202345 okunma
10/10
·247 syf.··
2026 11. kitabı
Celil Sadık’ın Raffaello kitabını bitirdiğimde şunu fark ettim: Ben bir ressamın hayatını okumadım. Bir zihnin nasıl çalıştığını okudum. Bu kitap klasik bir biyografi değil. Olay sıralayan, doğum-ölüm anlatan bir metin değil. Her tabloyu tek tek açan, kompozisyonu parçalayan, figürlerin bakış yönünü, perspektif çizgilerini, dönemin politik atmosferini ve güç dengelerini birlikte okuyan bir analiz kitabı. Özellikle Atina Okulu bölümünde bunu çok net hissettim. Freski sadece estetik bir başarı olarak değil, bir düşünce mimarisi olarak ele alıyor. Platon’un yukarıyı, Aristoteles’in yere işaret etmesi yalnızca bir jest değil; metafiziğin ve deneyciliğin karşı karşıya gelişini temsil ediyor. Perspektif çizgileri izleyiciyi merkeze zorla taşıyor. Bu bir duvar resmi değil, aklın planı. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey ise Raffaello’nun “romantik deha” olmaması oldu. Michelangelo gibi öfkeli, yalnız ve trajik değil. Leonardo gibi gizemli ve kapalı da değil. Raffaello dengeli. Sarayla uyumlu. Papayla ilişkisi güçlü. Sipariş sistemini iyi okuyor. Politikayı anlıyor. Zekasını yalnızca fırçasında değil, konumlanışında da kullanıyor. Sanat tarihi genellikle acı çeken, anlaşılmayan sanatçıyı yüceltir. Oysa Raffaello bunun tersini kanıtlıyor: Sistem içinde kalarak da büyük olunabilir. Uyumlu olmak yeteneksizlik değildir. Diplomasi bir zayıflık değil, bir stratejidir. Madonna tablolarında da bu denge hissediliyor. Sistine Madonnası’nda yüz hem ilahi hem insani. Ne ulaşılmaz kadar kutsal ne sıradan kadar dünyevi. Güzelliği abartarak değil, dengeleyerek kuruyor. Belki de bu yüzden 500 yıldır “ideal yüz” algısını etkileyebiliyor. Raffaello’nun 37 yaşında ölmesi, kitabı okuduktan sonra daha sarsıcı geliyor. Çünkü o yalnızca büyük bir ressam
Duygu ve Düşünce
RaffaelloCelil Sadık · Kafka Kitap · 202516 okunma
8/10
·208 syf.··
2026 7. kitabı
Michelangelo üzerine yazılmış her kitap kolay bir başlangıç vadetmez; bu da onlardan biri. Açık söylemek gerekirse, konuya tamamen uzak okur için “ilk durak” olacağından emin değilim. Rönesans dönemi, dönemin politik ve kültürel atmosferi, sanatçılar arası ilişkiler ve genel bağlam hakkında az çok fikir sahibi olanlar için ise okuması oldukça keyifli ve akıcı. İtalya gezim öncesinde özellikle Rönesans sanatçılarını daha yakından tanımaya, paralel olarak da İtalyan edebiyatıyla daha fazla temas kurmaya çalışıyorum. Bu kitap, Michelangelo hakkında okuduğum üç ya da dördüncü eser. Dolayısıyla Nardini’nin yaklaşımını, anlatı tonunu ve seçtiği çerçeveyi başka metinlerle kıyaslama imkanım oldu. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, Michelangelo’yu yalnızca sanat üzerinden ele almaması. Dönemi anlatması bazı okurlar için yorucu ya da gereksiz bulunabilir; özellikle “sadece sanatını öğrenmek istiyorum” diyenler için bu tercih cazip olmayabilir. Ancak bana göre Michelangelo’nun sanatını, yaşadığı dönemin politik, dinsel ve toplumsal koşullarından bağımsız düşünmek mümkün değil. Nardini bu noktada çok yerinde bir tercih yapmış. Evet, bazı bölümlerde dönemin bilgileri boğucu hale gelebiliyor; ama genel çerçevede bu yük, anlatının mantığıyla uyumlu. Sayfa sayısı açısından da kitap dengeli. Ne gereksiz yere uzatılmış ne de yüzeysel kalmış. Döneme dair ciddi bir bilgi birikimi sunarken biyografik akışı koparmıyor. Michelangelo’yu “efsanevi bir dahi” olarak yüceltmek yerine, onu neredeyse bir işçi gibi resmediyor; yorulan, inat eden, bedeniyle çalışan, kendini tüketen bir figür olarak. Bu yaklaşım bana oldukça sahici geldi. Zaten Michelangelo’yu Leonardo da Vinci ya da Raffaello gibi daha zarif, daha uyumlu sanatçılardan ayıran temel fark da burada yatıyor.
Duygu ve Düşünce
MichelangeloBruno Nardini · Kronik Kitap · 2022244 okunma
10/10
·288 syf.·
2026 1. kitabı
Herkese merhaba Bu kitapta büyük ressamların eserleri ve bu eserlerin yaratıldığı ortamları, ressamların özel hayatlarından anekdotlar vererek anlatan bir kitap. Kitap içerisinde Leonardo Da Vinci, Vincent Van Gogh, Gustav Klimt, Pablo Picasso, M.C. Escher, Salvador Dali, Frida Kahlo gibi resim sanatına yön veren 35 ressamın eserlerinin oluşması sırasında içinde bulundukları durumlar yaşadıkları dönemdeki siyasi olaylara tepkileri, aşk hayatları ve aile hayatlarına ait detaylarını okuyoruz. Kitaba sevdim.. Bu kitap çok değişikti. Okuduğum değişik kitaplar arasına girdi. Kitabı sadece ressamların özel hayatlarına odaklanarak okursanız bir magazin kitabı gibi gözükebilir, ama öyle değil. Ben kitabı okurken her bir ressamın kitap içinde geçen eserlerini inceleyerek okudum. Bu şekilde okunduğu zaman aslında kitap okunması kolay, eğlenceli bir sanat tarihi kitabı halini alıyor. Kitap sayesinde daha önce eserlerini bilmediğim ressamlar ile tanışma fırsatım oldu. Bahsedilen resimlerin nasıl olduğuna Google görsellerden bakmam gerekti. Keşke bahsedilen resimleri kitapta görebilseydik. Kitapta tek eksik bulduğum yer orasıydı. Ressamların değişik hikayelerini ve bilinmeyen özelliklerini okumak zevkliydi. Eğlenceli öğrenme yöntemi seçilmiş. Kitabın içinde resimler mevcuttu ama bahsedilen eserlerin resimleri yoktu. Kitabın dili çok eğlenceliydi.Kitapta ağır terimler yoktu. O yüzden kitabın dili basitti. Ressamlara ilginiz varsa bu kitabı okuyabilirsiniz.
Büyük Sanatçıların Gizli HayatlarıElizabeth Lunday · Domingo Yayınevi · 2009282 okunma
Reklam
Reklam