Sıkıntıdan yaptım bunu, hiç değilse dış dünyanın cazip araçlarıyla kendini doyurmak isteyen iç dünyamın acı veren, mide bulantısı gibi kabaran boşluğu yüzünden yaptım.
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, "Bu öyle olmayabilirdi!" düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.
Dünyada tek bir insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değilim. Ona kızmam, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkan olmadığını hissediyorum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı ; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.