Bu mutfaklara yığılmış, yiyeceklerin görünüşü başımı döndürmüştü. Evde de karnımız doymuyor değildi, ama büyükannem, pişirdiği ucuz et yemeklerinin daha ilk lokmasını ağzımıza götürürken, «Umarım beğenirsiniz, şunun yarım kilosuna tam kırk bir sent verdim, demek
alışkanlığındaydı. Ben de o zaman bir pazar günü rostosu yerine madeni kuruşları yiyormuşum duygusuna kapılırdım hep.