Sorun da buydu zaten. Herkese, başka hayatların roman gibi gelmesi. Oysa sadece hayattı hepsi. Anlatınca roman olmuyordu. Belki en fazla, bir otopsi raporu... Konulu... Kütüphaneler onlarla doluydu: Konulu otopsi raporlarıyla. Cilti ya da ciltsiz, hepsi de solan ciltlerin hikâyesini anlatıyordu. Ne de olsa, bir deri bir kemikti insan. Ya sonunda kırışacak ya da yolda kırılacaktı.