Gerçekler anlatıldığı kadar gerçektir.
10/10
·159 syf.··
2026 5. kitabı
Zehra her şeyden uzak körü körüne büyüyen bir çocuktu. Çocuklar zaten olayları sadece ona anlatılan kısmı ile bilir küçük yaşlarda... Gerçekleri göremezler... Annesi ve anneannesi onu ve ablasını bu çocukluk adı altında işliyorlardı. Mürşit Efendi aslında kötü birisi değildi. Ama maalesef bunu kimseye açıklayamıyordu. Gerçekler her zaman birinin bize anlattığı kadar gerçektir. Kimse iyi yanları ile anlatmaz olayları. Reşat Nuri Güntekin bunu çok güzel bir şekilde nakletmiş. Rahmetle anıyorum.
Duygu ve Düşünce
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 43. kitabı
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONİO G. ITURBE 408 SAYFA #OkuyanKızlar #Ortakokuma #Okudukbitti Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. AUSCHWİTZ; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita KRAUS; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani"; Dr. Joseph MENGELE. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy HİRSCH ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli, önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Sevgili Zeynep, Hülya, Ebru ve Münevver ile birlikte üstesinden geldik bu hüzünlü hikayenin. Hepinize çok teşekkür ederim kızlar. Sonrasında yaptığımız sohbetin keyfi bambaşka. Daha nicelerine, hep birlikte diyorum. Dünyanın en küçük ve en tehlikeli kütüphanesinin hikayesini okumak zordu dediğim
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,901 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:02
Son zamanlarda polisiye sürükleyici romanlarda görmediğim akıcılığı ve anlaşılırlığı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hayatından romanına geçişine mükemmel bir şekilde gösterdi. İyi ki okumuşum dedirten romanları özlemişiz Sevgi , saygı ve rahmetle …
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026723 okunma
Puan vermedi·288 syf.·
2026 25. kitabı
Vefa Apartmanı, tarihe damga vuran önemli bir şahsiyetin ideallerini ve yaşantısını merkeze alan anı-roman olmasıyla birlikte aslında bizim gizli yüzlerimizi gösteren bir adına da değerlidir. Belki kimseye ifade edemediğimiz ruhsal durumumuz yaşadıklarımız ama belli etmediklerimiz. Anılarımız ve acılarımız. Bu vesile ile Tevfik İleri'yi de rahmetle anıyorum.
Vefa ApartmanıSadık Yalsızuçanlar · Profil Kitap · 2018504 okunma
Büyük Kartal
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Hocanın eline sağlık, yine harika bir roman olmuş, rahmetle anıyorum ayrıca Fatih Sultan Mehmet Han’ın bilinmeyen yönleri ve o dönemin coğrafi, etnik, dini, askeri, ekonomik, sanat v.b. alanlarda yaşanılanlar ancak bu kadar akıcı ve güzel anlatılırdı. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025902 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 12:35
Üstad’ın bir kitabını daha okudum, çok şükür. Ancak bu eser, daha önce okuduklarımdan oldukça farklıydı. Kitap, Üstad’ın 1949-1951 yılları arasında Büyük Doğu dergisinde “Cemiyet” başlığı altında kaleme aldığı yazılardan oluşuyor. Ayrıca onun çeşitli şehirlerde gönüldaşlarına hitaben yaptığı kısa fakat tesirli konuşmaları da ihtiva ediyor. Bu eserde Üstad’ın nasıl bir dava şuuru taşıdığını, nasıl bir azim ve gayretle mücadele ettiğini ve her türlü zorluğa rağmen yolundan asla dönmediğini daha yakından görme imkânı buldum. Okurken kendimi bir “gönüldaş”gibi hissetmeden edemedim; sözlerini sanki doğrudan bana söylüyormuş gibi üzerime aldım. “Gönüldaş”kelimesinin manasını belki de ilk defa bu kadar derinden hissettim. Özellikle şu satırlar, anlatılmak isteneni tek başına özetlemeye yetiyor: “Belki onların kıvamlarını ve terazi âhenklerini denkleştirmek için lâzım olan son pirinç tanesi benim! Gideyim ve kendimi çuvallarının içine atayım!” Üstad’ın şu daveti ise gönüllere dokunuyor: “Gönüldaş! Gel! Kucağımız ve kalbimiz herkes için münhâl, bekliyoruz! … İsmin ve cisminle teşhis edemediğimize bakma; Müslümanlığınla teşhis ediyoruz. Gel; hem de koşa koşa gel!..” Velhasıl, okunmaya değer bir eser. Üstad’ı rahmetle yâd ediyor, bu satırları bize miras bıraktığı için şükran duyuyorum…
Büyük Doğu CemiyetiNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2009104 okunma