Benim sorunum ne bilmiyorum. Ama şu ikisinden biri olduğuna eminim: Kalbimin olması gereken yerdeki karanlık bir boşluk ya da hızla atan, türümden birinin sahip olmasının imkânsız olduğu kadar büyük, ağır bir kalp. Hangisi daha kötü bilmiyorum artık.
...Sahi, o lafı neden söylüyorsunuz? Yas yok, cenaze yok? Neden sadece, iyi şanslar ya da dikkatli ol deyivermiyorsunuz?"
"Beklentilerimizi düşük tutmak istiyoruz."
"Bazı insanlar sihirli bir numarayı gördüklerinde, 'İmkânsız!" derler. Alkışlar, parayı sökülür ve on dakika sonra her şeyi unuturlar. Bazı insanlarsa numaranın sırrını merak ederler. Eve gider, yataklarına yatar, sağa sola döner, nasıl yapıldığını sorgularlar. Bunu akıllarından ancak iyi bir gece uykusuyla atabilirler. Sonra bir de geceyi uyanık geçiren, numarayı tekrar tekrar gözünde canlandıran, o algı hilesini, gözlerinin nasıl kandırıldığını izah eden illüzyondaki o çatlağı arayanlar vardır; işte bunlar, gizemi kendileri de çözene dek durup dinlenmezler. İşte ben de bu türdenim."
Bir günü daha heba olan Jordie, eve aç ve sinirli gelmişti. "İş yok, diyorlar ama aslında benim gibi bir çocuk için iş yok demek istiyorlar. Oradaki herkes birinin ya kuzeni ya kardeşi ya da en yakın dostunun oğlu."