İzleyen Hiçlerden birkaç tanesi olacaklar için ağlıyordu ama ağlamak neye yarardı ki? Gözyaşları hangi haksızlığın acısını silerdi? Gözünün önünde yaşanan gaddarlığa susan hangi yürek masumdu?
Dante dişlerini sıktı. Kalbinin çukurunda yanan bir ateş alev alev kükrüyordu. Birkaç kişi sessizce ağlarken izleyen kalabalıkta çoktandır yenilmiş olmanın verdiği suskun bir dehşet vardı. İşte bu da en kötüsüydü. Şayet bir halk korkunun pusuyla uyuşmuşsa hâli zorbanın insafına kalmış bir meçhuldü.
"Tanıdığım tüm Kayalılar ya çok akıllı ya da çok cesur. Daha fazlasını yapamadılarsa onlara adil bir hayat sunulmadığı içindi. Bir toplumun geri kalmasına göz yumup onlardan daha bilgilisin diye kendinle övünemezsin dostum. Bu, ayaklarını zincirlediğin biriyle yarışıp kazandığın için kendini yüceltmenden farksız. Sırrınız üstün başarınız değil, hile yapmanız," diye açıkladı Hodbin tiksintisini kocaman bir sırıtışın ardına saklayarak.
Bir karış boyuyla Gezgin Şehir'in sokaklarına karıştığı çocukluğundan beri Hodbin, hep görülmek istemişti. Onlarca kardeşin arasında, yüzlerce korsanın içinde fark edilmek...