8/10
·448 syf.··
2019 58. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2019 00:00
Bu inceleme metniyle, Stephen Jay Gould, özellikle “kafatasçılık” düşüncesini savunan şahısların düşüncelerinin alaya, ironiye vardıracak kadar gülünçlüğünün ayırdına vardırıyor. Okuma sonrası antropolojiye neden “kirli el” denildiğini de iyice kavrıyorsunuz. Liderler ve entelektüellerin ırksal düşüncesi, siyahların ve kızılderililerin herkesin altında yer aldığı düşüncelere sahiptiler. Irksal özellikler, iki biçimde vuku bulmuş. Monojenizm; insanın tek bir kökene (Adem-Havva) sahip olduğu, yani tek bir ortak atadan geldiğini savunan görüş. Polijenizm ise, bunun tersini savunmakta idi. Ralp Waldo Emerson’ın siyasi bağımsızlık konuşmaları sonrası, sıra entelektüel özgürleşmeye gelmişti. Emerson bile, başta halkların eşitliğini savunurken, sonradan zenci kölelerin beyazlarla eşit olamayacağını savunmuş. Louis Agassiz ise, “ırkların melezleşmesene” karşı çıkarak, Hitler dönemi “öjenik” (saf ırk) çalışmalarının tohumu atmıştı. Irklar arası liyakatı savunuyordu. Samuel George Morton’sa, 1820’de 1851’e değin “bini aşkın kafatası” toplamış ve ırkçılığı kafatası deneyleriyle kanıtlama niyetine girişmişti. Üstüne üstlük, beklediği sonuçlar çıkmayınca, sahtekâr pozitivist düşünceli sosyal bilimciler gibi, istatistikleri verilerini doğrulamak adına değiştirdi. Paul Broca, zekânın beyin büyüklüğüne bakılarak çözülmesi gerektiği kanısına vardı. Öyle ki, ölü insanların beyinlerinin tartılması meslek halini almıştı. Walt Whitman’ın beyni 1282 gram, Anatole France, 1924’te 1017 gram ve Turgenyev ise 1000 gramla az farkla geri zekalı olmaktan kurtulmuştu. George Elliot, Middlemarch’ı yazdığı dönemde, bu tartışmaları kitabına taşımış. Cesare Lombrosso, İtalyan doktorun “atavizm” (suçlu insan) kuramı çokça ses getirmişti. Düşüncesine göre, suçlu doğuştan geliyordu; yüksek elmacık
İnsanın Yanlış ÖlçümüStephen Jay Gould · Versus Yayınları · 201439 okunma
Puan vermedi·763 syf.·
2026 3. kitabı
Wideacre… Büyük, ihtişamlı görkemiyle alabildiğine arazi üzerine kurulu Wideacre… Beatrice bu topraklar üstünde onun kalp atışlarını duyarak büyüyen bir kızdı.. Daha küçücük yaşta annesinin tüm itirazlarına rağmen babası bütün bildiği işleri Beatrice’e öğretmeye karar verdi, çünkü kız bunları yaparken tüm kalbiyle yapıyordu.. Bunları yaparken de toprağa, araziye, hayvanlara ve bunların yanında akıp giden Fenny’e aşık olmuştu.. Zamanla bütün bu arazinin kendisine değil de abisine kalacağının farkına varmasıyla gözünü hırs bürüdü.. Harry hiçbir şey bilmiyordu.. O bütün gün annesi gibi kitap okumayı severdi nasıl araziyi çekip çevirecekti… Wideacre onun olmalıydı.. Çiftlikte çalışanlardan biri olan Ralp de aynı hırsa sahipti.. Bu çiftliğe göz koymuştu.. Beatrice onun olursa bu topraklarda onun olabilirdi.. Bir plan ve… Beatrice babasını kaybetmişti.. Bunun için pişmanlıkları vardı ama geriye dönüş yoktu.. Artık bu toprağı nasıl kendisine çevireceğini bulmalıydı.. Ama önce Ralph ortadan kalkmalıydı… Beatrice her şeyi yönetiyordu Harry’i bile.. Harry ile olan ilişkisi.. Hayatlarına giren Celia.. Gerçekleşen Londra yolculuğu sonrası hayata gelen Julia.. Evlenmek istemeyen Beatrice’in Dr. John ile evliliği.. Sonra dünyaya gelen Richard.. Sapkınlık boyutunda Wideacre aşkı.. Wideacre için akla hayale sığmayan davranışlar.. Bu araziyi Çocuklarına bırakmak için göze aldığı düşmanlıklar… ve hazin son.. Uzun bir yolculuktu.. Beatrice.. Güzel, sevimli bir kızdan soğuk, mesafeli ve kötü bir karaktere dönüşüm hikayesi… Wideacre… Buraya kadar okuduysanız teşekkürler..Yeni bir serüvende görüşmek üzere..
Beatrice - Kötü TohumPhilippa Gregory · Artemis Yayınları · 2014148 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·262 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 23:16
Sineklerin Tanrısı Uyarı: Bu bir çocuk kitabı değildir! Diyerek başlar kitabımız. Karakterlerimiz mercan adasından Ralp ve Jack. Kişiler: Ralp Domuzcuk Johnny Jack Merridew Mourice Roger Bill Robert Harold Henry Simon Sam Eric Percival Phill Willfred Stanley Konusu; Üçüncü dünya savaşıyla patlak veren nükleer bir saldırıdan çocukları korumak için bir uçağa bindirilip ve bu uçağın bir adaya düşmesiyle sonuçlanan bir çocuk yönetiminden bahseder. Bu çocuk yönetiminin yaş aralığı 6-12 dir. Ve bildiğimizin aksine bu çocuklar masum yaratıkların aksine bir canavardır. Nobel ödüllü bir kitap olduğu için merak ederek başlamıştım. Ve ilk 100 sayfa çok akıcı gitti fakat sonralarında tekrara dönüştü. Bu durum da okurken yıprattı ve kitabı okuma hevesini kursakta bıraktı.
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
PİSLİK İNSANIN FİTRƏTİNDƏN GƏLİR?
9/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 20:31
İnsanın içindəki qaranlıq doğuşdanmı gəlir, yoxsa həyat bizi yavaş-yavaş canavarlaşdırır? Mən bu vaxta qədər bu suala tərəddüdsüz cavab verirdim: insan fitrətən safdır, gözəldir. Amma William Golding deyəsən biraz silkələdi məni, kitabı oxumağa başladığım gündən bu sualı düşünürəm. Elə məhz kitabda bu suala cavab verir… O özü 2 ci dünya müharibəsinin iştirakçısı olub və bir “ insanın” digərinə nələr edə biləcəyinin canlı şahidi olub. Və ən faciəlisi isə bu vəhilikləri oxumuş-həkim, müəllim, hüquqşünas insanların etməsi idi. ”İnsanlar pisliyi arının bal istehsal etdiyi qədər təbii şəkildə istehsal edir.” Elə sonrada düşüncələrini tökür bu kitaba Bir qrup 6-12 yaşlı uşaq tənha adaya düşür və bu adada sivilizasiyanın, qanunun, dəyərin olmaması zamanla onların içindəki gizli tərəfləri üzə çıxarır. Golding insanı nə tamamilə mələk, nə də tam şeytan kimi görür. O deyir ki, insanın daxilində həm yaxşılıq, həm də vəhşilik toxumu var. Və bu toxumun hans tərəfə cücərdiləcəyi özümüz, cəmiyyət, məktəb və ailəmiz tərfindən müəyyən edir. Amma kitabda vurğulamağa çalışdığı bu toxumu cücərdəndə zorla yox, dərin mənəvi tərbiyəyə əsaslanmaqdırmaq lazımdır. Sadəcə qaydalarla qarşısı kəsilmiş hər bir güc kimi əks təsir olmasın deyə Əks halda “atom dövrü uşaqları” öz böyüklərindən gördüklərini təkrar edir və fərqli nəticə vermirlər. Kitabda diqqətimi ən çox çəkən simvolizmləri idi : 1. Meşənin “yarası”: Kitabın ilk səhifələrində “meşənin yarası” ifadəsi tez-tez keçir. Uşaqlar adaya düşməzdən öncə ada saf, toxunulmamış idi. İnsan ayağı dəyən kimi hər şey pozulur. Sanki meşənin qəlbində yara açılır, sanki cənnətə zərbə vurulur. 2. Ralphın corabı məsələsi: Biz Ralp nümunəsində tez tez görürük ki, o gah corabını dizlərinə qədər çəkir başını qaldırıb meşəni İngiltərə kəndlərinə
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 959. kitabı
DOĞA (Felsefi Yorumlar) RALP W. EMERSON 1803-1882 arasında yaşamış Amerikalı düşünür ve yazar ve Amerikan transandantalizm(Aşkıncılık) akımının en önemli temsilcisi Ralph W. Emerson tarafından DOĞA sorunsalı üzerine kaleme alınmış son derece ufuk açıcı bir eser. Eser, iç dünyamızda uğraştığımız insan-doğa-tanrı arasındaki ilişkiye bakışımızı derinden etkilemeye yetkin görünüyor. Birçok fikri birbiriyle bağlayan onlarca göndermenin olduğu yoğun bir metin olan Doğa 19.yüzyılın başında Amerika’da yeni bir rönesansın başlatıcısı olarak görülmüştür. Avrupa için rönesans antik Yunan eserlerine ve bilgeliğine dönmek iken EMERSON için bu yeterli değildir zira o antik Yunan filozoflarının da hatta varsa ilk düşünen insanların da öncesine giderek, tüm yargıları ve önyargıları askıya alarak ilk insanlarmışız gibi doğayı gözlemleyerek onu yeniden yorumlamayı, onunla bütünleşmeyi ve İnsan-Doğa arasında bütünleşmeyi sağlayacak bir ilişkinin kurulması olarak kabul edilecektir. Gerçekten de eğer varolan bilgileri bir yargı olarak, aslında bir çeşiti önyargı olarak görmez ve bu bilgileri aşmazsak bizden önceki insanların doğayla kurdukları ilişkiyi devam ettiren ve tekrarlayan özgür olmayan bir aparata dönüşmüş oluruz. Yazarın burada bizden talep ettiği şey Husserl’in de çokça kullandığı askıya alma ya da paranteze almadır. Bizim duyusal ve gözlem yapma imkanı açısından bir milyon yıl önceki insandan eksik kalır bir yanımız mı var ki onların ulaştığı zihinsel ve öznel sonuçlara bağlı kalıyoruz? Böyle yaparsak doğadan kopup kültürün hegamonyasına gireriz ve bu da bizi en önemli yanımız olan doğayı anlama, yorumlama ve onunla bütünleşerek etkinlikte bulunma imkanından mahrum bırakacaktır. Doğayla uyumlu her insan tek nüsha bir kitap gibiyken kültürün etkisindeki insan bir kitabın
DoğaRalph Waldo Emerson · A7 Kitap · 2022161 okunma
Sineklerin Tanrısı
7/10
·261 syf.··
2025 10. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2025 23:23
·
Savaştan korunmaları için uçağa bildirilip başka bir yere gönderilecekken, uçağın kaza yapıp adaya düşmesiyle başlayan bir hikâye. Hikâye adaya düşen çocuklarla başladığı için Robinson Crusoe benzeri bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ama okudukça hikâyenin tamamen farklı olduğunu gördüm. Çünkü burada cennet gibi olan bu ada git gide bir cehenneme dönüşüyor. Yaşları 6 ile 12 arasında değişen çocuklar. Başlarında büyükler olmadığı için buna sevinirler, çünkü burada bir otorite yok, ceza yok, kural yok. Daha sonra adada yaşamaları için bir düzen oluşturmak zorundadırlar. Öncelikle kararları verebilmesi için aralarında bir başkan seçimi yaparlar. (Ralph ve Jack). Seçilen kişi Ralp olmuştur. Ralph elden geldiğince demokrat, uysal, mantık çerçevesinde hareket etmeye çalışan ve tek derdi adanın içinde ateş yakıp oradan geçen bir geminin onları o ateş sayesinde fark edip oradan kutarmalarıdır. Ralph'in başkan oluşu Jack'in hiç hoşuna gitmemiştir. Fiziksel olarak daha güçlü olduğu için başkanlığı kendisinin hakettiğini düşünmektedir. Jack'in tek derdi de kendisine itaat edilip, adada oldukları sürece avlanmak. Jack avlanıp kan akıttıkça bundan haz duymaya ve kendini daha üstün görmeye başlar. Bu düşünceyle birlikte kendini zorba bir şekilde başkan ilan eder. Ona karşı gelenlere de tek tek zarar vermeye başlamıştır. Bunları büyük bir insan açısından okuyup değerlendirince hayatın olağan akışında, doğada bir yaşam mücadelesi gibi görebiliriz fakat olaya büyük değil de yaşları 6 ile 12 arasında değişen çocuklar açısından baktığımızda durum değişiyor. Mesela küçücük bir çocuk bir hayvanı avlayıp nasıl bundan mutluluk ve haz duyabilir? Bu akıllara şu soruyu getirtiyor. İnsanın içinde bulunduğu şartlar mı onu kötülüğe iter, yoksa her insanın içinde doğuştan gelen iyilik gibi,
İnceleme
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma