Kahvaltı yaptım şimdi. Tabakta duran ve üzerine birkaç damla limon sıkılmış maydanozla naneyi yerken aklıma "naneyi yemek" deyimi geldi. Bildiğimiz anlamda neden kullanıldığını merak edip telefona sordum. Araştırma sonucum şöyle: Eski dönemlerde Osmanlı medreselerinde okuyan bazı öğrenciler Ramazan ayında köylere namaz kıldırmaya gitmiş. Bir köyde muhtardan "nan-ı aziz" (ekmek) istemişler. Ekmek kelimesinin Farsça karşılığı olan "nan" kelimesini anlamayan köy muhtarı, "Biz öyle nane yemeyiz" diye yanıt vermiş. Bu durum köyde eğlenceli bir anı olarak kalmış ve sonrasında uygunsuz bir iş yapan ya da yersiz bir söz söyleyenler için "nane yemek" deyimi doğmuştur. Gördüğünüz gibi konunun naneyle alakası yok :) Bir yeni bilgi :) Hayırlı cumalar 💐 zaferdergisi.com/makale/11913-na...
Dua nasibi… Bir insanın hayatındaki en güzel nimetlerden birisidir kesinlikle. Özellikle haberin yokken gıyabında dua edilmesi, kim bilir insanın hayatına nasıl tesir ediyordur. Allah yaşarken de, vefat ettikten sonra da gıyabımızda edilen dualarımızı arttırsın. İnanın çok önemli..🌷
Din
Reklam
Hz Alinin duası Özlem Koyun Özlem Koyun "Nerede senin kılıcın?" "Benim kılıcım sözlerimdir. Taşla vurana aşkla vurmak lazım, kılıçla değil." Böyle Göçtü Zerdüşt Farhad Kishvery Özlem Koyun Özlem Koyun İbni Mülcemin elinde batılın hançeri vardı sordular ey mülcem senin hakikatin ve hedefin nedir cevap verdi cevap verince küfede yaptırdığı acem hançeri elinden düştü pantolonun kuşağı çözüldü hançeri ne zaman eline alsa elinden kayıyordu kimi insan böyleydi duası kabul edilmiyor  eline gül alsa o gül niyeti bozuk insanın elinde kendini taşa çeviriyordu pantolunu düzelten ibni mülcem alnını sildi düşen pantolonu son anda tutmuş ve gafil ceberrut şunu diyordu elindeki hançeri sivrilterek ebu ziya son anda kurtulduk halkın önünde rezil olmaktan ebu ziya peki kimin önünde rezil olduğunu hiç düşündünmü diye sordu Hz Ali ise Necefte oğlu Hz Hasan ve Hz Hüseyin iki peygamber çiçeği ile Necefte namaza durmuş cemaatin lider ve imamı olarak onlara namaz kıldırıyordu Allah kabul etsin ey efendi babam dedi Hz Alinin başında rengini yeşil kubbeden alan yeşil bir sarık vardı evladım dedi sözün hak kılıcın doğruluk ise savaşı kazanırsın sana taşla vurana sen aşkla vur diyerek Necef halkına savaş için değil aşk için dua edelim diyerek ey Rabbim duasına başladı seferlerin yolunu senden uzaklaştırma kılıcımızı sözümüzü batılı karşısında keskin eyle ey Rabbimiz ibretler veren sabırla yol gösteren sensin  hamd olsun Zaman nasıl kullanılır Zamanını boşa geçirmiş olmanın pişmanlığından daha büyük bir pişmanlık yoktur. Decameron Giovanni Boccaccio Özlem Koyun Özlem Koyun Pişmanlıktan ve boşa geçen zamanın şerrinden Cenabı Hakka sığınırım diyen Hz Alinin duasına necef halkı hep birlikte amin dedi Cenabı Haktan cihad ve kıyam ile geçen kahraman efendimiz SAV in ömrü gibi zaman dilerim diyen Hz
Din
🌸🌸🌸🌸🌸🌸 Rabbimiz! Bizi de rahmetinle kuşat. Bu sabah da rahmetini ve bereketini üzerimizden eksik etme. Ey!Olmazları olduran, Ulaşılmaz gibi görünenlere ulaştıran, Bitmeyecek zannedilenleri bitiren, Aklımızı şeytanın kuşatmasına izin verme. Kalbimizi şeytanın kuşatmasına izin verme. Vicdanımızı şeytanın kuşatmasına izin verme. Ruhumuzu şeytanın kuşatmasına izin verme. ⬛ Allahım! Kafirlerin küfrünü kuşat ki imana zarar gelmesin. Zalimlerin zulmünü kuşat ki vicdana zarar gelmesin. Mazlum kardeşlerimizi rahmetinle, desteğinle,yardımınla kuşat. Münafıkların nifakını kuşat ki ihlasa zarar gelmesin. Müşriklerin şirkini kuşat ki tevhide zarar gelmesin. ⬛ Allahım! Tağutların tuğyanını kuşat ki İslam’a zarar gelmesin. Cahillerin cehaletini kuşat ki ilme zarar gelmesin. Hainlerin ihanetini kuşat ki sadıklara zarar gelmesin. Fasıkların fıskını kuşat ki salihlere zarar gelmesin. 🤲🤲🤲🤲 🌸
Din İslam
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
ÖLÜM BİR “MİHRİBAN” SELİM GÜRBÜZER Sarı saçlarını deli gönlüme Bağlamışım çözülmüyor Mihriban Mihriban Ayrılıktan zor belleme ölümü Görmeyince sezilmiyor Mihriban Sevdiğim Mihriban Yar değince kalem elden düşüyor Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor Lambada titreyen alev üşüyor Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban Tabiplerde ilaç yoktur yarama Aşk değince ötesini arama Her nesnenin bir bitimi var ama Aşka hudut çizilmiyor Mihriban Sevdiğim Mihriban Evet, aşka hudut çizilmiyor. Nasıl çizilsin, öyle bir aşktır ki bu; -Mecnun 'Leyla Leyla' diye çöle düştüğünde ilahi aşkta bulur kendini. -Necip Fazıl aynaya ‘Hani ya kendim” diye sorduğunda tıpkı bir askerin komutanı karşısında oku sadakta elde kemendiyle emrine amade esas duruşta beklediği gibi ‘Benim Efendim’ dediği Abdülhakim Arvasi’ye bend etmiş halde bulur kendini. -Muhsin Yazıcıoğlu kuyu gölgesi üşüdüğü Yusufiye’den “Sonsuzluğa ulaşmak istiyorum” diye ötelere kanatlandığında kar beyaz toprağın bağrına düşüp sonsuzluk kervanında bulur kendini. -Abdurrahim Karakoç ise lambanın titreyen alevinde üşürcesine “Sevgi yetmiyor” diyerek kendini aşkın gözyaşı mihrabında bulur. Belli ki bu üşüme bildiğimiz cinsten üşümek değil. Bu üşüme halini iki güzel insanın hal ve ahvalinden ancak çözebiliyoruz. İşte o iki güzel adam Muhsin Yazıcıoğlu ve Abdurrahim Karakoç’tan başkası değil elbet. Üşüme hadisesinin en yoğun yaşandığı Kahramanmaraş adına yakışır bir şekilde, nasıl ki 80 yıl öncesinde Karakoç’u Mihriban’ca kendi toprak basar kucağında sarıp sarmalamışsa, Muhsin Yazıcıoğlu’nu da tarihler 2009 Martını gösterdiğinde bu kez o en soğuk kış ayazında Keş dağlarında kar beyazca sarıp sarmalayacaktır. Öyle anlaşılıyor ki; Karakoç’a Kahramanmaraş
Bizim oralarda bir söz vardır: Haziranda yılandan, Ramazan'da imamdan korkacaksın. Yılanlara dikkat edelim.
Hayata Dair
Reklam
Reklam