Kalburabastı efendi çanakkalede Kalburabastı efendinin hatıraları İnsanlar savaş yorgunu Kimsenin düşüncelerini söylemeye cesaret edemediği bir devir gelmişti." George Orwell / Hayvan Çiftliği Kalburabastı Efendi Hazretleri aldı eline defteri aldı eline defteri sene 2014 ü gösterirken tv deki bir habere gözü ilişti haber manşetten veriliyordu israil ordusu vaftiz babası yarbay john henry patterson Namı diğer katır john yani çanakkalede savaşan sion katır müjrezesinin kol ağasının başkanının külleri netenya yakınlarında özel saygı duruşu ile defnediliyordu kalburabastı hazretlerinin çanakkalede babası savaşmıştı şimdi kalburabastı efendi bakın dedi Her söz bir kapıdır deyip söze başladı ve söz o dur ki akla açılsın kalbe girsin sözün kimi akla açılırken akıldan tefekkürle çıkan söz kalbe en çok o tesir eder ve kalbur efendi eski bir defterin tozlanmayan sayfalarını açtı bu defter ayakkabıyla girilmeyen sade temiz niyetle kabul edilen eski bir ev gibidir diyip baba yadigarı yazıları okumaya başladı çanakkalede savaşan siyonistleri türk askerlerinin cesaretini anlatıyordu ve defterden biraz hatıra kokusu geliyor hiç bitmeyen türkü ve ağıt sesi dinleyenlerin kulağında yankılanıyordu kalburabastı görmeden yaşamıştı sanki çanakkale kahramanlarının hikayesini görmeden sevdik bizler sizleri diyip o devirler düşüncelerin dile getirilemediği bir devirdi İnsan yılgın savaş yorgunu ve bitkindi Ücreti kul vermez Allah verir Oruç, insanın her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir.Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabi-atüstü ziyafet, bir gök sofrasıdır. Yani, Samanyolunda Ziyafet. Samanyolunda Ziyafet Sezai Karakoç Okudukça hatıraları kalburabastı efendi çanakkalenin içinde aynalı çarşı ana ben gidiyom düşmana karşı diyip babası tabur aşçıbaşısı Ramazan efendinin
Edebiyat
KORSAN HUTBE!
Kıymetli Müslümanlar: Bugün sizlere ramazanı karşılama babında, ramazanda nelerin farz, nelerin farz olmadığını izah etmeye çalışacağım. Ramazana girmeden önce şunları öğrenmek hepimizin üzerine farzdır: Sakız orucu her zaman bozuyordu ve bu ramazanda da bozmaya devam edecektir. Herhangi bir yiyecekle oruç açmanın ekstradan bir sevabı yoktur. Meşhur ekran hocalarının tv'lerde anlattığı masallar eşliğinde sahur ve iftar etmenin dini bir tarafı yoktur. Bunlar ve türevlerinin piyasa değerini yükseltmek farz değildir. Şatafatlı sofralar kurup, hatırlı ve zengin dostları çağırıp iftar etmek, iftar resimlerini sosyal medyada paylaşıp altına “Allah kabul etsin!” yazıp, alt metnine ise “ne kadar muhteşem bir Müslümanım!” yazarak riyakârlık yapmak farz değildir. Fakirleri ve yoksulları unutup, akşama kadar “akşam ne yiyeceğim?” diye düşünmek ve akşama doğru bir markete dalıp kıtlık olacakmış gibi alışveriş yapmak farz değildir. “Oruç tutuyorum” diye afra tafra yapmak ve sokaklarda oruç tutmayan insan aramak, açık restoran sahiplerine küfür ederek sevap ummak farz değildir. Allah hepimizi tek tek hesaba çekecektir ve hesaba çekerken sadece Kur’an’dan soracaktır. Kur'an hepimize inmiştir, apaçıktır ve din olarak yegane kitaptır. Müslüman olduğunu söyleyen ve "gâvura" sövecek kadar aklı olan herkese, kendisine yetecek kadar Kur’an’ı anlaması farzdır. Buna rağmen milyarlarca lira karşılığında “orucun faziletlerini, nasıl tutulacağını, nelerin orucu bozacağını” anlatan birilerine ihtiyaç duyanlara “geri zekâlı” demek farz olmasa bile, “ileri zekâlı” demek de farz değildir! Dini ve dünyevi konularda @DAGISTANLIDAYI'yı dinlemek de farz değildir. Kur’an orada, aklınız kafanızın içendedir; onları kullanmamak ve @DAGISTANLIDAYI'nın veya başka birinin söyledikleriyle amel etmek
Din
Reklam
O Büyük Mahkeme İçin Savunmanızı Hazırladınız mı? Mahkeme-i Kübra’da davacı olarak Peygamber (s.a.s.) geldiğinde ve, "Ey Rabbim! Benim bu kavmim/ümmetim bu Kur’an’ı mehcur/terk edilmiş bıraktı” (Furkan, 30) dediğinde, halimiz ne olacak? Onlar, Kur’an’ın kalıbını, Kur’an’ın kılıfını, Kur’an’ın kâğıdını korudular ama hükümlerine sahip çıkıp hayatlarına hâkim kılmadılar. En süslü kılıflarla odalarının en güzel yerlerine astılar, raflarında sakladılar ama evlerine, sokaklarına ve şehirlerine hâkim kılmadılar. Cenazede okudular, mevlitte okudular, mübarek gün ve gecelerde okudular, Ramazan’da okudular ama siyasetlerine, hukuklarına, ekonomilerine, ticaretlerine ve ahlaklarına hâkim kılmadılar derse, halimiz ne olacak? Bir futbol maçına, bir TV dizisine, bir YouTube yayınına, yeni çıkan bir cep telefonu modeline heyecanlandıkları kadar Kur’an’ın içinde ne var diye heyecanlanıp bakmadılar derse Peygamberimiz (s.a.s), halimiz ne olacak? Onlar düğün yaparken elalem ne der, akrabalar ne der, dünürlerim ne der, hatta kaynanam ne der diye düşündüler. Ama bu Kur’an ne der diye hiç düşünmediler derse Peygamberimiz (s.a.s), halimiz ne olacak? Çocuklarını yetiştirirken, onların gelecek planlamasını yaparken komşular ne der, arkadaşlar ne der, öğretmen ne der diye düşündüler ama bu Kur’an ne der diye merak etmediler derse Peygamberimiz (s.a.s), halimiz ne olacak? Milli eğitim müfredatını belirlerken, bütçeyi oluştururken, bir atama yaparken, bir miting konuşması hazırlarken, bir seçim vaadinde bulunurken kamuoyu ne der, solcular ne der, sağcılar ne der, gençler ne der, kadınlar ne der diye en ince ayrıntılarına kadar düşündüler ve araştırdılar. Ama Kur’an ne der, Allah ne der, Peygamber ne der diye bakmadılar derse Peygamberimiz (s.a.s), halimiz ne olacak? Onlar bir kanun
Din İslam
Cenazede okudular, mevlitte okudular, mübarek gün ve gecelerde okudular, Ramazanda okudular ama siyasetlerine, hukuklarına, ekonomilerine, ticaretlerine ve ahlaklarına hâkim kılmadılar derse, halimiz ne olacak? Bir futbol maçına, bir TV dizisine, bir YouTube yayınına, yeni çıkan bir cep telefonu modeline heyecanlandıkları kadar Kur’an’ın içinde ne var diye heyecanlanıp bakmadılar derse Peygamberimiz (s.a.s), halimiz ne olacak?
Kadir gecesi duası
Abdülaziz Kıranşal Allahım! Efendimiz’in (s.a.s) “Size iki emanet bırakıyorum onlara sarıldığınız müddetçe asla sapmazsınız, Bunlar, Allah’ın kitabı ve Rasûl’ünün sünnetidir.” (Muvatta) uyarısına rağmen bu emanetlere hakkıyla sahip çıkamadık. Hayatımızı, bu gecede nazil ettiğin Kur’an’a göre tanzim edemedik. Fransız laiklik hukukuna göre yönetilen, Alman borçlar hukukuna göre ticaret yapan, İsviçre medeni hukukuna göre evlenen, İtalyan ceza hukukuna göre mahkeme gören bir ümmet haline geldik. Allahım! Sen bizi bağışla! Kur’an ve sünnet merkezli, Yeni Bir Dünyayı inşa edebilmemiz için gerekli imanı ve imkanı bize nasîbeyle! Yâ Rabbî… Allahım! Bu gece nazil ettiğin Kur'an'ın “İçki, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları, birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz” (Mâide, 5/90.) hükmüne rağmen, bakkallarında ve marketlerinde bile içki satılan, kumarı millileştirip Milli Piyango adıyla kendi gençlerine pazarlayan, reklamını yapan, teşvik eden ve sıradanlaştıran bir ümmet haline geldik. Allahım! Sen bizi bağışla. Bize merhamet et. Bu haramlara karşı mücadele edebilecek azmi, gayreti ve fırsatı bize nasîbeyle! Yâ Rabbî… Allahım! Bu gece nazil ettiğin Kur'an'ın “Faiz Allah’a ve Rasûl’üne savaş açmaktır” (Bakara2/279) hükmüne rağmen, evini faizle alan, arabasını faizle alan, düğününü faizle yapan, çocuğunu faizle okutan, ticaretini faizle çeviren, bayramda bayram kredisi, Ramazan’da Ramazan kredisi kullanan bir ümmet haline geldik. Allahım! Sen bizi bağışla. Bize hidayet ver! Faiz belasından milletimizi ve nesillerimizi koru! Faizsiz Ekonomik Sistemin kurulduğu günleri görebilmeyi bize nasîbeyle ve bu yolda bizi de vesile kıl! Yâ Rabbî… Allahım! Bu gece nazil ettiğin Kur'an'ın “Zinaya yaklaşmayın çünkü o son derece kötü bir iştir ve çok
Din
Reklam
Reklam