Zeze zeki ama bi o kadar da haylaz bir çocuk. Ve ana karakterimiz Zeze. Zeze ufak yaşta olmasına rağmen sürekli dayak yiyen hatta yataktan kalkamayacak kadar dövülen bir o kadar da zeki olup kimsenin yardımı olmadan okumayı söken bir çocuk. Bir arkadaş ediniyor. Önce düşman oluyor daha sonra dost. Ve bu dostu onun hayatının en gerçeği en değerlisi oluyor.
Gerçekten çok güzel bir kitap. Hep küçükken okumam gerektiğini ve o yaştaki düşüncemle şimdi ki düşüncemin bir olmayacağı için çok keyif almayacağımı düşünmüştüm fakat iyi ki de okumuşum. Zeze yerine kendimi koyup onun çektiklerini sıkıntılarını ta yüreğimde hissettim.
Bu muhteşem çocuğun hikayesini herkesin okuması gerekli.
İyi okumalar.
Yaşlı bir ninenin geçmişe dair sırları, istekleri, hüzünleri ve pişmanlıklarını vasiyet gibi torununa bir günlük veyahutta mektup yazmasıyla başlıyor. Yapmış olduğu hatalardan, keşke yapsaydım dediği şeylerden, torununun yani mektupların sahibi kızın küçüklüğünden, ailesiyle olan sıkıntılarından ve yasak aşkından bahsediyor. Bana göre bu kitapta aşk, acı, özlem, ihanet, vefasızlık, göz yaşı, doğa sevgisi ve ailenin ne kadar önemli olduğu vurgulanıyor. Herkesin okumasını tavsiye ettiğim bir kitaptır.