BÊRÎ KIRIN ÇI YE?
Bêrîkirin çi ye?
Dûr ketin e?
An birîn e?
Bêje
Bêrîkirin çi ye?
Hezkirin e?
An xem xwarin e?
Bêje
Bêrî kirin çi ye?
Evîn e an mirin e?
Bêje bêrî kirin çi ye?
Said, kendini halka bir Kürt diye sunuyordu. İşte budur düşmanın kurnazlığı; hep biraz başarıp imiklerini biraz daha sıktığımızda, bir Kürt kökenliyi nereden bulurlar şaşıyorum. Acaba Stalin de ben kürdüm demiyor muydu?
Sadık, sen Halepçeli çocuklara coğrafya dersleri veriyorsun; ama sen gel, gel de dağlar sana özgürlüğün yollarını öğretsin, kuzey'in nerede olduğunu vadilerle koyaklar sana anlatsın, muzaffer olmanın neye benzediğini zirveler sana söylesin. Sayfalardaki coğrafya, soğuk ve anlamsızdır sadık. Gel, kanımızla özgürlüğe bir sınır çizeceğiz.
Hiç mi ders çıkarmadım senden önce kaçırılanlardan? Unuttun mu Musa Anter'i de bir telefon oyunuyla kaçırıp katledişlerini, unuttun mu Nazım...sen kendini normal bir ülkede, normal bir gazeteci mi sandın Nazım...Haber alma özgürlüğünün var olduğunu mu düşündün...