Dostlarım buz senin
Yaz gelir,
Isınıp
Su olup akar,
Buharlaşırlar.
Hadi ne yapacaksın ey yanık,
Yoldaşların buzsa ve
Yüreğin volkan soyundansa?
Bulutlardır yoldaşların senin.
Bir rüzgarla,
Bir kuzey rüzgarı nın şakalarıyla
Dağılır,
Dupduru olur, açılır göğün senin.
Yoldaşların sigaradır,
Tütündürler,
İki çekişte
Yakarlar parmaklarını senin.
Mumdur yoldaşların senin,
Zerreleri pırıldar,
Söndürür onları bir üfürük.
Düşlerdir yoldaşların senin,
Düşler sudan,
Dumandan ve sisten,
Seraptan
Ruslardır yoldaşların senin.
Ninniye benzer ince bir yağmur yağıyordu, teslim olmak üzere olan bir ruhun üstüne kutsal bir kitabın okunmasıydı, o saat aşkının mezarını kazıyorlardı. Sana kim dedi, git bu kalbi bıçakların merhametsizliği ne teslim et diye? Kim dedi sana, aşkını hayallere sığmayacak bir sona sür diye? sana kim dedi umutlarının tabutuna son çiviyi çaktı diye?