Ama başka neyiz ki bu yokluklarda, yalnızlıklarda… Biraz toprak, biraz su. Ve anılar, anılar. Çocukluk sonra. Bir anısıyla bir ömrü takas edebileceğimiz. Toprağa bulanamıyoruz, kavuşamıyoruz, ayrı duramıyoruz, çok büyüyoruz, büyümenin topraktan uzaklaşmak olduğunu bile çok geç anlıyoruz.