çûyîna te
Kulla li ser kullê ye
Ne xwedê…
Ev dê û xak,
ev giyan
û ev peyv dizane
bê çûyîna te çiqas kêmanî
û çendî neheqî ye…
Niha bi kîjan birînê bigrîn em?
Em bi kîjan birînê bigrîn?”
Kadın gezgin özgürlük ülkesini aramak için ilerler. “Nasıl varacağım oraya?”
Mantık cevap verir, “Sadece bir yol, tek bir yol var. Emek yığınlarının altından, eziyet ırmaklarının içinden geçerek. Başka yol yok.”
Önceden bağlı olduğu her şeyden koparılan kadın haykırır:
“Kimsenin erişemediği bu topraklara gidebilmek için ne yapmam gerek? Yalnızım, tamamen yalnızım.”
Ve mantık ona dedi ki:
“Sessiz ol, ne duyuyorsun?” ve o da dedi ki:
“Ayak sesleri duyuyorum, bin kez, on bin kez, binlerce kez ve bu yana doğru geliyorlar.”
“Bunlar, seni takip edenlerin ayakları.
Yol göster onlara.”
Bir adam seviyorum ben,
Bahsedince yüreğimi titreten bir adam..
Var olmasıyla yeten artan bir adam,
Mutluluğuyla mutlu olduğum bir adam...
Bir adam seviyorum ben,
Her ilklerimi dolduran bir adam,
İlk gözlerimi açtığımdan bu yana hep yanımda olan bir adam,
Doğrularımla ,yanlışlarımla bağrına basan bir adam...
Bir adam seviyorum ben,
Küçücük ellerimi sımsıkı tutan bir adam,
Kanayan dizlerimi kendine dert eden bir adam,
Bana dalıp kendini unutan bir adam...
Bir adam seviyorum ben,
Kocaman yüreği olan bir adam,
Seven , sevmekten yorulmayan bıkmayan bir adam,
Beni benden daha çok umursayan bir adam...
Bir adam seviyorum ben,
Hiç bilmezken bana dünyayı öğreten bir adam,
Her tıkandığımda , gözlerimin aradığı bir adam,
Kızsam da , tartışsam da sırtımı dönemediğim bir adam...
Bir adam seviyorum ben,
Mutluluğumu da hüznümü de benimle yaşayan bir adam,
Başarsam da başaramasam da yanımda olan bir adam,
Başarılarımdan gurur duymasıyla huzur duyduğum bir adam...