onun parmağı olamayacak insanlarla çevriliydi hayatım ve ben aramızdaki yolların asfaltların denizlerin okyanusların adaların şehirlerin beni ondan mahrum etmesine izin vermeyecektim
Ümit kıvanç,ın yaptığı Ahmet Kaya belgeselinde Ahmet kaya nasıl kominist olduğunu şöyle anlatıyor çalışmak için istanbul'a geldim ve bir oto tamircide amele olarak işe başladım oradaki insanlar benimle koş lan bana bir sigara al getir Gel şurayı temizle Git şunu yap diyerek ancak diyalog kuruyorlardı
Bir gün tamirhaneye üniversite ögrencileri geliyor ve Ahmet Kaya ile konuşurken siz diye hitap ediyorlar Ahmet Kaya diyorki bana siz diye hitap edildigini duyunca şok geçirdim çünkü hayatımda ilk defa birileri bana siz diye hitap etti Hemen bu gelenlerin kim olduğunu olduklarını sordum Üniversite'de okuyan solcu kominist gençler dediler.Bundan sonra bende solcuyum dedim şimdi Ahmet Kaya'nın orada anlattığı bir şey var aslında ilk defa saygı görüyor ilk defa kendini birey hissediyor ilk defa onu aşağılamayan hor görmeyen birileriyle karşılaşıyor ve bundan çok etkileniyor ve nihayetinde o insanlar gibi olmak istiyor hepimizin benzer hikayeleri olduğu gibi
İnsanın yüreğine usulca dokunan şeyler vardır.Bunlar ne gözle görülür ne de elle tutulur sadece hissedilir Bunlar anlatılmaz,da Tarif te yetersiz kalınır