Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
1918-1923 yılları arasındaki Kurtuluş Savaşı boyunca, Mustafa Kemal Paşa bir yandan Moskova ile diplomatik ilişkiler kurup Türkiye Komünist Partisi'ni kurdurarak Bolşevikler'e iyi niyet gösterisinde bulunurken, bir yandan da özellikle Eylül 1920'den sonra, Bolşeviklerle bağlantıda olan sivil ve askeri görevlilerin takip edilmesini istemiştir.
Sayfa 169
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Genellikle, komünizmin Türkiye'de 1960'ların sonuna kadar fazla etkisi olmadığı görüşü hakimdir. Ne de olsa Türkler'in, tarih boyunca Sovyetler ile iyi ilişkileri olmamıştı. Türkiye Komünist Partisi ve diğer komünist hareketler, Ruslar'ın asırlık yayılma planının günümüzdeki araçları olarak görülüyordu. Bu iddia kabaca doğru olsa da Ankara o dönemde böyle düşünmüyordu.
Sayfa 168
Kasım 1955 tarihli Sovyetler'in üretim üsleri dâhil silah sanayisini ele alan çok gizli bir istihbarat raporu, nükleer programlarından neredeyse hiç bahsetmiyor ve hatta Türkiye'yi hedef alabilecek nükleer silahların ve balistik füzelerin sözünü etmiyordu.
Sayfa 165
Türkiye'nin 1950 ve 1960'lardaki çok gizli istihbarat raporlarına dayanarak söylenebilir ki, Ankara'nın o dönemki istihbarat kapasitesi ve yöntemleri, Sovyetler'in silah sanayi ve nükleer kapasitesi hakkında hayati bilgiler üretemiyordu.
Sayfa 164
Oysa Amerikan istihbaratı için sinyal istihbaratı ve radar üsleri, Sovyetler'in nükleer programı hakkında bilgi edinmek için vazgeçilmez kaynaklardı. Örneğin, Mart 1962'de Amerikan Savunma Bakanlığı'nın yayınladığı bir istihbarat raporuna göre, Sovyet füze denemeleri hakkındaki istihbaratın çoğu, U-2 uçuşları dışındaki kaynaklardan gelmişti. U-2 dışındaki istihbarat kaynakları, radar ve dinleme üsleriydi. Amerikan arşivlerindeki kısmi tasnif işlemleri ve burada görev yapan istihbaratçıların hatıraları sayesinde bu üslerin Türkiye ile Amerika arasındaki istihbarat işbirliğindeki yeri hakkında bilgi edinmeye başladık. Örneğin, CIA, 1955'te TUSLOG Det-9 koduyla Pirinçlik Diyarbakır'da kurulan radar üssü hakkında 1964 yılındaki gizli çalışmasında şu değerlendirmeyi yapmıştı: "Diyarbakır'daki üs ilk inşa edildiğinde sadece Sovyetler Birliği'nin Kapustin Yar'daki füze denemeleri hakkında istihbarat toplamayı amaçlıyordu. Fakat gözetleme yapmanın çok ötesine geçerek füzelerin türev çeşitliliği, casus uyduların tespiti, uyduların yörünge ile mevkileri ve füzelerin fırlatma güçleri dâhil çok önemli konularda bilgi elde etmeyi başardı." Radar üslerine ek olarak sinyal istihbarat üsleri de Amerikan casusluk faaliyetlerine önemli katkılar sundu. Çok büyük olmayan bu üsler, ikmal ünitesi kisvesi altında çoğunlukla Karadeniz ve Boğazlar çevresinde olmakla birlikte Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde inşa edilmişlerdi. Farklı özelliklerine göre Amerikan Hava, Deniz ve Kara Kuvvetleri'nin istihbarat birimleri tarafından kullanılıyorlardı. Bu üslere gönderilen istihbaratçılar, önce NSA tarafından Türkçe, Rusça, Bulgarca ve Rumence başta olmak üzere dil bilimi, kriptoloji ve elektronik sistem mühendisliği konularında Fort Meade'de eğitime tabi tutuluyorlardı. Görev yerlerine
Sayfa 163