Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
Sovyetler'in Boğazlar ve Karadeniz'de oluşturduğu tehdit, Şubat 1956'da yapılan NATO Savunma toplantısında, Atlantik Kuvvetleri Yüce Komuta Amirali J. Wright tarafından da dile getirilmişti: "Düşman denizaltılarının faaliyetlerini boşa çıkarmanın önemini ne kadar vurgulasam azdır. Özellikle üstünde durmamız gereken konu, Akdeniz ve Atlantik'e geçiş sağlayan yerler olan Türkiye, Baltık ve Cebelitarık Boğazları'dır."
Sayfa 121
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Orgeneral Yamut'a göre, NATO'ya üye ülkelerin istihbarat birimleri periyodik toplantılar düzenleyerek aralarındaki farklılıkları aşmalıydı. Ankara'nın amacı yine bölgedeki Sovyet varlığını canlı ve acil bir tehdit olarak göstererek NATO'yu sürekli alarmda tutmak ve NATO'nun güney kanadını güçlendirmek için Türkiye'nin askeri kapasitesini artıracak yardımları elde etmekti. Bu amaç doğrultusunda Orgeneral Yamut, NATO'nun Karadeniz'deki düşman varlığını olduğundan az göstermesinden şikâyet ederek NATO istihbaratının şu iki konuda çalışmasını talep etti: 1) Karadeniz'deki büyük Sovyet Donanması'nın amacı neydi? 2) Karadeniz'in kuzey kıyılarında yoğunlaşan Sovyet ordusunun hedefi neresiydi? Toplantıya sonradan katılan istihbaratçı Orgeneral Akçakoca da Bulgaristan, Romanya ve Kafkasya hakkında en iyi istihbarata Türkiye'nin sahip olduğunu belirtti.
Sayfa 120
Kanadalı kıdemli istihbaratçı Stéphane Lefebvre'in de belirttiği gibi, çok uluslu istihbarat anlaşmaları daha ziyade siyasidir ve etkileri sınırlıdır; zira her ulusun kendi çıkarını yahut üzerinde mutabakata varılmış istihbarat hedeflerini yansıtır.
Sayfa 119
Sovyetler'in yeraltı kaynakları üstüne 1955 yılında hazırlanan çok gizli bir istihbarat raporu, Türk istihbarat kapasitesinin, NATO üyeliği sonrasında ne derece arttığını ve NATO'nun buna etkisini gözler önüne serer.
Sayfa 117
Soğuk Savaş'ın ilk yıllarında bile Amerikan Donanması ve Hava Kuvvetleri, Boeing RB-47 uçaklarıyla Sovyetler'i havadan gözetlemek için keşif uçuşları yapıyordu. Aynı şekilde İngilizler de Canberra tipi uçaklarla Sovyetler üzerinden keşif uçuşları gerçekleştiriyorlardı. İngiliz ve Amerikalıların bu erken dönem yüksek irtifalı keşif uçuşu tecrübeleri, 1954 yılında CIA'in U-2 casus uçakları programına zemin teşkil etti. Türkiye'deki Amerikan üsleri de bu casusluk programı için hayati önemdeydi. Öyle ki Sovyetler, Mayıs 1960'ta CIA'in İncirlik'ten havalanan casus uçaklarından birini vurduğunda bile Türk hükümeti, CIA'nin kendi topraklarını kullanmaya devam etmesini istedi. Ankara, U-2 uçaklarının Türkiye'de konuşlanmasını Amerikan güvencesi ve desteğinin bir kanıtı olarak görse de Washington, Sovyetler'in bu nedenle Türkiye'ye misilleme yapmasından çekiniyordu.
Sayfa 116