Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
İstanbul'da görev alan İngiltere'nin Özel Operasyonlar Birimi (SOE) ajanı Julian Amery, 1942 yılında Mısır'daki meslektaşlarına gönderdiği bir mektupta şöyle yazıyordu: "Bu şehir bir casus yuvasına dönmüş durumda, tek bir güvenilir insan kalmamış. Umarım ki siz Mısır'da İsviçre, Portekiz, Fransa, İsveç ya da diğer ülkelerden tarafsız bazı kişiler bulabilirsiniz."
Sayfa 77
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mart 1941'de Hitler, Türkiye'nin Büyükelçisini makamına çağırarak Sovyetler'in Türkiye üzerine planlarını içeren çok gizli bir istihbaratı gösterdi. Fakat Ankara bunun karşılığında Almanya'yla yakınlaşmak yerine bu görüşmenin içeriğini İngilizlerle paylaştı.
Sayfa 76
1939 Antlaşması'na göre Türkiye'ye Batılı bir devlet saldırırsa, İngiltere ve Fransa yardımına gelecekti.
Sayfa 73
Gelgelelim İtalyan askeri istihbaratı, 1938'den itibaren Türkiye'nin diplomatik iletişim şifrelerini çözmüş olduğundan Roma, Türkiye ile İngiltere'nin savaş hazırlığı için yaptığı kurmay görüşmelerinin içeriğinden muhtemelen haberdardı. Bu nedenle İtalyanlar diplomatik, askeri ve casusluk stratejilerini, Türkiye ile İngiltere arasında 12 Adalar üzerinde bir anlaşmaya varılma olasılığına karşı kurmuşlardı. Gelgelelim Türkiye'nin gizli kalması gereken görüşmelerine sadece İtalyanlar kulak kabartmıyordu. Almanlar, İngilizler ve Amerikalılar da Türkiye'nin çok gizli kripto kodlarını kırmış, neredeyse tüm üst düzey gizli iletişimine sızmışlardı. Ankara'nın daha güvenli bir muhabere ve şifreleme sistemi geliştirmesi zaman aldı. Bu noktada, Türkiye'nin çoğu diplomatik taktiği dışarı sızdığından, adalar konusunda harekete geçmek için yürüttüğü istihbarat diplomasisi başarılı olamadı.
Sayfa 72
Ankara'nın Batılı devletlerle ortak çalışma isteği çok kolay gerçekleşmedi. Örneğin, bir iyi niyet gösterisi olarak Karabük'teki önemli bir demir-çelik tesisinin kullanım hakları, Alman Krupp şirketinden alınarak 1937 yılında İngiliz Brassert şirketine verildi. Aynı sene Ankara, İngiltere'ye ortak savunma antlaşması imzalamayı önerdi. Fakat yeni yatıştırma politikasının savunucusu olan İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain, böyle bir antlaşmanın Sovyetlerle aralarını bozacağını savunarak Ankara'nın talebini reddetti. Chamberlain'in Türkiye'nin talebini reddi, Ankara'nın, İngiltere'nin bölgedeki amaçları hakkındaki kuşkularını ve yaklaşan savaşta yalnız bırakılma korkularını artırdı.
Sayfa 71