tam işler rayına girdi bı bakmışsın raylar sana- neyse iyi gubler
İçimde kırılan bir camın sesi döküldü gözlerimden. Hayatın verdiği ne yorgunluk, Ne hasret, ne de vuslat... Birkaç söz söylemek isterdim gözlerine bakıp; Her bir kirpik teli mütenâ olarak yaratılmış... Bu ne hoşluk, bu ne zarafet, bu ne hüsün! Raylar kırık, zaman suskun, Söyleyemediğim sözlerle dolu içimdeki hüzün. Yine de sana gelirim, seni bilir, seni severim... Sesinden şarkılar, şiirler dinlemek; Seninle uzunca bir yolu adımlamak isterim. İçinin güzelliğini görmek, bilmek... Ne basit, ne zor bir istek böyle! Gözlerine dalıp gitmek isterim nihayetinde, Bu ne meşakkatli, bu ne uzun bir bekleyiş... Anlam yüklemek isterim her bir cümlene; Bu ne naiflik, bu ne bilinmezlik. Sonrası sessizlik zaten, sonrası alabildiğine düz. Büyük kelimelerin gölgesi çekildi üzerimizden. Ne bir sitem kaldı geriye, ne meşakkatli bir dilek... Sadece öylece durup izlemek var şimdi seni; İddiasız, sakin ve beklentisiz. ..dilan
Reklam
Tünel karanlık, tren yorgun, raylar eski.. gönlümde sonsuz bir kaçma isteği ... Ahmet Erhan
Tünel karanlık, tren yorgun, raylar eski, gönlümde sonsuz bir kaçma isteği... Ahmet Erhan
Tünel karanlık, tren yorgun, raylar eski, gönlümde sonsuz bir kaçma isteği. •Ahmet Erhan
Alıntı
Ben başlangıçları sevdim
Ateşe mi Versek İSTASYONLARI! Vagonlar gidenden çok kalanları götürür. İstasyonlar tükenişin adıdır. Vedalarda kalkan el buz tutar sonrasında… Siren sandığın belki içinin feryadıdır. Uykulu yüzlerde yarım hayatlar. Yarısını akıp giden raylar almıştır. Tütün kokan her vedadan geriye… Yüzündeki birkaç çizgi kalmıştır. Neden bilmem hayatta... Ben başlangıçları sevdim, sevdiklerim sonları. Ben başlangıçları sevdim, sevdiklerim sonları. Ateşe mi versek istasyonları! M. Emin Kazcı
Reklam
Reklam