Oysa hamilelik, kadın bedeninde ‘el-Hayy’, ‘el-Mübdi’, ‘el-Muhyî’ gibi isimlerin tecelli ettiği andır. Bu anda ‘er-Rahman’, ‘er-Rahim’, ‘el-Musavvir’, ‘el-Vedûd’, ‘er-Raûf’, ‘el-Kadir’ isimleri ile eşlerin sevgisi cisimlenir kadın bedeninde ve bu esmaların karşılığı olan dosyalar açılır (eğer engeller yoksa).
Hayatı anlamlı kılan şeyin esmaların yansımalarını görmek ve okumak olduğunu bildiğimize göre, hamilelikte en verimli okumalar yapılabilir. 
…
Tüm bunlara rağmen herkesin ideal annelik yaşı, anne olduğu yaştır. Ancak benim tavsiyem, aile olmak için evlenildiğinde anne-baba olmaktan korunmamaktan yana.
Kadın olmanın en önemli kariyeri, üretkenliği anne olmaksa, cennet annelerin ayağı altındaysa, hayırlı evlat kapanmayan sadaka kapısı hükmündeyse, bu noktada diğer kariyer planlarını tercih etmemizin nedenini sorgulamalıyız!
Anneliği ertelemenin en gereksiz bahanesi, ‘birbirimizi tanıyalım’ düşüncesidir. Çünkü insanların farklı konumlarda farklı özellikleri ortaya çıkar. Eşiniz zamanla değişebilir, aynı şekilde siz de değişebilirsiniz. Eğer amacınız eşinizi gerçekten tanımaksa öncelikle onu baba yapmalısınız.
Âşık olmanın tekâmül yolculuğuna hiçbir katkısı yoktur. Aşk, emek ve çaba gerektirmez. En disiplinsiz, en tembel insanlar da sık sık âşık olabilir. Ancak, sevgi tercih edilip uğruna emek harcanırsa dünya ve ahiret yolculuğunda ışık kaynağı olacaktır.
Doğru olan fakat az seçilen yol, evlilikle daha da açılan yaraların içten iyileşmesi için yapılması gerekenleri yapmaktır.
İnsan, insanlığını korumak, kabiliyetlerini geliştirmek, tekâmül yolculuğunda ilerlemek için 104 elementin çeşitli terkiplerine ihtiyaç duyduğu kadar, Yaradan’ın tüm esmalarına da muhtaçtır. İşte bu ihtiyacının farkındalığı arttıkça tüm evrenle ve kendisiyle olan ilişkilerinin boyutu değişir, esmalara ayine darlık iştahı artar, kabiliyetleri bu doğrultuda gelişir. İnsanın tekâmülü yansıttığı esmalar oranındadır.