Hepimiz gelecekteki hallerimiz için daha iyi hayatlar isteriz. Ancak karar anı geldiği zaman hızlı haz genellikle galip gelir. Daha formda, daha sağlıklı ya da daha mutlu olmanın hayalini kuran Gelecekteki Siz için tercih yapmayı bırakırsınız. Karnının doymasını, şımartılmayı ve eğlendirilmeyi isteyen Şimdiki Siz için seçim yaparsınız. Genel bir kural olarak bir eylemden ne kadar hızlı haz alıyorsanız o eylemin uzun vadedeki amaçlarınıza hizmet edip etmediğini o kadar şiddetli sorgulamalısınız.
Şimdiki zamana gelecekten daha fazla değer verirsiniz. Genelde bu eğilim işimize yarar. Şu anda kesin olan bir ödül tipik olarak gelecekte sadece mümkün olan bir ödülden daha değerlidir. Ancak hızlı hazdan yana olmamız zaman zaman birtakım sorunlara yol açar.
Bir insan, akciğer kanseri riskini artırdığını bile bile niye sigara içer? Bir insan obezite riskini artırdığını bile bile neden aşırı yer? Bir insan cinsel yolla bulaşan hastalıklara yol açabileceğini bile bile neden korunmasız seks yapar? Beynin ödüllere nasıl öncelik verdiğini anladığınızda cevaplar netlik kazanır: Kötü alışkanlıkların sonuçları gecikirken ödülleri hızlıdır.
Alışkanlığın oluşması bağlamında, geçen zamanın sihirli bir yanı yoktur. Yirmi bir gün, otuz gün ya da üç yüz gün geçmiş olması bir şeyi değiştirmez. Önemli olan, o davranışı hangi sıklıkla tekrarladığınızdır. Bir şeyi otuz günde iki kez de yapabilirsiniz, iki yüz kez de. Farkı yaratan sıklıktır.
Etrafınıza bakın. Toplum, gerçekliğin atalarımızın içinde geliştiği dünyaya kıyasla, üstünde çok fazla oynanmış, daha cazip versiyonlarıyla dolu. Mağazalar giysi satmak için abartılı kalçaları ve göğüsleri olan mankenleri kullanıyor. Sosyal medya, birkaç dakika içinde, ofiste ya da evde alabileceğimizden çok daha fazla “beğeni” ve övgü getiriyor. İnternet pornosu uyarıcı sahneleri gerçek hayatta tekrarlanması imkânsız bir hızla bir araya getiriyor. Reklamlar ideal ışıklandırma, profesyonel makyaj ve Photoshop müdahalelerinin kombinasyonuyla yaratılıyor. Model bile son imgede kendine benzemiyor. Bunlar modern dünyamızın normalüstü uyarıcıları. Bizim için doğal olarak cazip olan özellikleri abartıyorlar. Sonucunda dürtülerimiz çılgına dönerek bizi aşırı alışveriş alışkanlıklarına, sosyal medya alışkanlıklarına, porno alışkanlıklarına, yeme alışkanlıklarına ve başka şeylere yönlendiriyor.