Yasin

Yasin
@reactux
Selçuk Üniversitesi - Biyokimya
Ben de zaten sizi tanıdığım için yarın davet ediyorum ya, -dedi kız gülerek.- Sizi gayet iyi tanıyorum. Ama bakın, şu şartla gelin: Birincisi bana âşık olmayın (iyi niyetinize güveniyorum, ricamı kırmayın, bakın sizle açık açık konuşuyorum)... Bunun oluru yok, sizi temin ederim. Dostluğa ise hazırım, işte size elimi uzatıyorum... Ama aşk kesinlikle olmaz, size yalvarıyorum!
Sayfa 14·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Baksanıza, yirmi altı yaşına gelmişim, ama bir tek sevgilim olmamış. Nasıl olur da imalı ve incelikli konuşabilirim? Her şeyin apaçık ortada olması sizin için de daha iyi... Yüreğim konuşurken ben susmayı beceremem. Neyse fark etmez... İnanabiliyor musunuz, tek bir kadın bile, hiç olmadı, hiç! Tanıdığım bile yok! Her gün, sonunda bir an gelecek ve biriyle tanışacağım diye düş kuruyorum. Ah, bir bilseniz böyle kaç kez âşık oldum!...
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı
Kadınlardan oldum olası uzak kaldım; yani kadınlara hiç alışık değilim; hep yalnızdım... Onlarla nasıl konuşulacağını bile bilmem. İşte şimdi de bilmiyorum... size saçma sapan bir şey söylemedim ya? Öyleyse lütfen doğruca söyleyin; sizi temin ederim, hiç alıngan değilimdir...
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı
Yaşam Ordınov için tüm rengini kaybetmişti. Düşünceler içinde ve hırçın bir adam haline gelmişti; aşırı duygusallığı bir hastalık haline gelmiş, farkında olmadan korkunç, amansız bir kara sevdaya tutulmuştu. Haftalardır kitap açmamıştı. Gelecek onun için ölmüştü, elindeki para da günden güne eriyordu; ileride ne yapacağını da düşünmüyordu. Bazen eskiden içinde yanan bilim ateşi tekrar önünde parlamaya başlıyor, ama bu ateş onu sarmıyor, tersine enerjisini tüketiyordu. Fikirleri hayata geçmiyordu. Bilinci durmuştu. Yarattığı bütün fikirler, yaratıcılarının zayıflığına gülmek için dev gibi büyüyorlarmış gibi geliyordu.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Alıntı
Üzüldü ve içini bir hüzün kapladı. Yaşamı, çalışmaları ve hatta geleceği için korku duymaya başladı. Yeni bir düşünce keyfini iyice kaçırdı. Birdenbire tüm yaşamını yalnız geçirdiğini, ne kimsenin onu sevdiğini ne de onun kimseyi sevebildiği aklına geldi. Yürümeye başlarken, konuşmayı denediği insanlar ona sert ve tuhaf bir biçimde bakmışlardı. Onun deli ya da çok tuhaf bir adam olduğunu düşündüklerini anlamıştı ve bu düşünce hiç de yanlış sayılmazdı. Herkesin onun varlığından rahatsızlık duyduğunu hissetti; çocukluğunda bile düşünceli, sert karakteri yüzünden kimsenin ona sıcak yaklaşmadığını, kendileriyle aynı seviyede görmediklerini, diğer hiçbir çocuğa benzemediğini hatırladı. Ordınov o anda kendisini bildi bileli herkesin onu tek başına bıraktığını hatırladı ve ona sırtını döndüğünü fark etti.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Alıntı