Yasin

Yasin
@reactux
Selçuk Üniversitesi - Biyokimya
"Kumarda kaybettiğinize göre, Füsun Hanım," demiştim, televizyonda seyrettiğimiz filmlerin kibar İngiliz kahramanlarının taklidini yaparak, "aşkta kazanacaksınız!"
Sayfa 357·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Keskinlerin evinde tombala kartımın ilk sırasını herkesten öncetamamlayıp bir çocuk gibi "Çinko!" diye ben bağırınca, Nesibe Hala da"Tebrikler Kemal Bey," deyip bana bu mendili vermişti. İşte o zaman"Tam da böyle bir mendile ihtiyacım vardı!" demiştim ben. "Füsun'un çocukluk mendili," demişti Nesibe Hala bütün ciddiyetiyle.
Sayfa 354·Kitabı okudu
Alıntı
İtalyan ailelerinin Noel akşamları hep birlikte toplanıp oynadıkları bir Napoli oyunu olan tombala, pek çok yılbaşı töreni ve alışkanlığı gibi, Atatürk'ün takvim reformundan sonra Levanten ve İtalyan ailelerden İstanbul'a yayılmış, kısa sürede evlerde yılbaşı gecesi eğlencelerinin vazgeçilmez bir parçası olmuştu. 1980'lerde gazeteler, yılbaşından önce okurlarına ucuz kartondan yapılmış, plastik rakamlı tombala takımlarını hediye ederlerdi. O yıllarda şehir sokaklarında kazanana kaçak Amerikan sigarası ya da viski veren, elleri kara torbalı binlerce tombalacı türemişti.
Sayfa 353·Kitabı okudu
Alıntı
Zaim, Füsun yaşındaki genç sevgilisi Ayşe'den memnun değildi artık. Onun fazla çocuk olduğunu, dertlerini, endişelerini onunla paylaşamadığı gibi, bizim takım ile de bir türlü uyuşmadığını söylüyor, benim sorularım üzerine de yeni bir sevgilisi ya da sevgili adayı olmadığında ısrar ediyordu. Anlattıklarından Zaim ile Ayşe'nin öpüşmekten ileri gitmediklerini, kızın dikkatli ve ihtiyatlı olduğunu ve Zaim'den iyice emin olmadıkça, kendisini koruyacağını anlıyordum.
Sayfa 349·Kitabı okudu
Alıntı
Bütün bu gürültü patırtıdan bir-iki gün sonra, gene akşam yemeğine onlara gittiğim zaman, kapıdan içeri girip Füsun'u görür görmez beni oraya çeken iki şeyi hemen anlardım. 1. Füsundan uzaksam, dünya, tıpkı parçaları karmakarışık olmuş birbilmece gibi beni huzursuz ederdi. Füsun'u görünce, bilmecenin, herşeyin bir anda yerli yerine oturduğunu hisseder, dünyanın anlamlı vegüzel bir yer olduğunu hatırlayarak rahatlardım. 2. Akşam evlerine girip onunla göz göze geldiğimde, her seferinde içimde bir zafer duygusu yükselirdi. Bütün umut ve gurur kırıcı belirtilere, her şeye rağmen o akşam da oraya gelebilmiş olmamın zaferiydi bu ve çoğu zaman bu mutluluğun ışığını, Füsun'un gözlerinde de görürdüm. Ya da öyle sanır, inadımın ve kararlılığımın onu etkilediğini hisseder, yaşadığım hayatın güzelliğine inanırdım.
Sayfa 348·Kitabı okudu
Alıntı