Yasin

Yasin
@reactux
Selçuk Üniversitesi - Biyokimya
Şimdi kendinizi kederli ve sıkıntılı hissetmenizin ya da unutkan ve heyecansız olmanızın sebeplerini, daha da önemlisi bunu düzeltmek için ne yapabileceğinizi daha yakından inceleyelim. Pek çoğumuzun tipik bir gününün nasıl geçtiğini düşünün. Alarm çalıyor ve sarsılarak verimsiz uykunuzdan uyanıyorsunuz. Yorgun ve cansız hissediyorsunuz ama daha yataktan çıkmadan telefonunuza uzanıyorsunuz ve siz farkına bile varmadan kalbiniz gece boyunca yağan mesajlar, tweet'ler ve e-postalar karşısında hızlanıyor. Belki birkaç e-postayı yanıtlıyorsunuz ya da sadece yavaşça artan pazartesi sabahı dehşeti içinde aklınıza gelenleri not ediyorsunuz ama her hâlükârda çoktan çalışmaya başlamış oluyorsunuz ve zihniniz bir talepten öbürüne koşuyor. Odaklanmak şöyle dursun, dinlenmiş ya da enerjik hissetmiyorsunuz, böylece evden çıkmanıza yardımcı olması için bir miktar kafeine başvuruyorsunuz.
Sayfa 13·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hareketsiz hayatlarımız bedenlerimizi yumuşatıyor, beyinlerimizi iyi işlev görmeleri için gereken hormonlardan mahrum birakıyor. 7/24 teknoloji bağımlılığımız da bizi uykudan mahrum ediyor ve sevdiğimiz insanlardan uzaklaştırıyor. Doyurucu ve heyecan verici bir yaşam sürmek istiyorsaniz en iyi șekilde düşünmek ve hissetmek için işe serotonin, dopamin ve kortizol adlı en önemli üç hormonu yeniden normal seviyelerine getirmekle başlamanız gerek.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Alıntı
Yapmamız gereken, başarısızlıkla yüzleşeceğiniz gerçeğini ka­bullenmek. Başarısızlığın ön kabulü ile gerçekten hayatınıza anlam katacak şeyi bulmak ve bu uğurda hayatınızı adamak. Tüm bunları yaparken kendi başarı kıstaslarınızı belirlemek, farklılaşarak risk al­mak ve çaresizliğinize güvenerek yolda yürümek. Başarılar...
Sayfa 169·Kitabı okudu
Eğer Adidas ya da Nike iseniz, olimpiyatlarda al­ ın madalya kazananlara, rekorlar kıranlara sponsor olmanız elbet­te makul olur. Ama eğer elinizde bu bütçeler yoksa, farklılaşmak zorundasınız ve bu farklılaşma çoğu kez radikal olmalı ki sesiniz duyulabilsin. Bu durumda, yeni kurulmuş bir spor markasının yap­ması gereken, bence, kaybedenlere sponsor olmak olmalı. Sloganları da hazır: "Kaybedenlerin de yanındayız." Ancak yeni kurulan çoğu spor markası, bunu yapmak yerine, bütçeleri el verdiğince daha kü­çük çaplı organizasyonlardaki kazananlara (!) sponsor olma çabasına giriyorlar. Nike ve Adidas'ın yaptığının aynısını, daha küçük bütçe­lerle yapmaya çalışıyorlar. Oysa bu şekilde kazanma şansları yok ve ne yazık ki hiçbiri bunun farkında değil.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Alıntı
Bir sınıfa girdiğinizde, bir kafede oturduğunuzda, ilk kez oturduğunuz sıra veya masa hangisiyse bir sonraki gidişinizde boş olduğu müddetçe farkında olmadan yine aynı yere oturmaya yönelirsiniz. Çünkü beyniniz risk almak istemez; bir önceki sefer başınıza bir şey gelmediyse, orada oturmanın güvenilir olduğuna çoktan kanaat getirmiştir.
Sayfa 158·Kitabı okudu