Sen Vronskiy'i aristokrat sayıyorsun, ben saymıyorum. Babası hilelerle hiç yoktan yükselmiş, annesi önüne gelenle düşüp kalkan biri... Hayır, kusura bakma ama ben kendimi ve ailelerinin geçmişlerinde en yüksek eğitim düzeyinde bulunan(yetenek ve zeka ayrı konudur) ve babam gibi, dedem gibi bir yaşam sürmüş, hiçbir zaman hiç kimseye muhtaç olmamış namuslu üç-dört nesil gösterebilen benim gibi kişileri aristokrat sayarım.
Aleksey Aleksandroviç kıskanç değildi. Ona göre, bir adamın kıskançlık göstermesi karısına hakaret olurdu ve karısına güvenmeliydi, yani genç karısının onu daima seveceğinden neden tam olarak emin olmalıydı sorusunu kendi kendisine sormuyordu; fakat güvendiği ve kendi kendisine de güven duymak gerektiğini söylediği için güvensizlik duymuyordu. Şimdi ise, kıskançlığın utanılacak bir duygu olduğu ve güvenmek gerektiği inancı değişmediği halde mantıksız ve anlamsız bir şeyle yüz yüze bulunduğunu hissediyordu ve ne yapılması gerektiğini bilmiyordu.
Aslında sizden tek bir şey rica ediyorum, umut etme ve şimdi olduğu gibi acı çekme hakkı istiyorum; ama eğer bu da olanaksızsa bana yok olmamı emredin, yok olayım. Varlığım sizi sıkıyorsa bir daha beni görmezsiniz.
Biraz önce babam benimle konuşmaya başladı... Babamın tek düşüncesi benim evlenmemmiş gibi geliyor bana. Annem beni baloya götürüyor: sanıyorum ki bunun tek nedeni, bir an önce evlendirip benden kurtulmak istemesi. Bunların doğru olmadığını biliyorum, ama bu düşünceleri kafamdan atamıyorum. Damat adayı diye gelenleri görmeye katlanamıyorum. Sanki ölçümü alıyorlarmış gibi geliyor. Eskiden balo elbisesiyle bir yere gitmek benim için bir zevkti, kendime hayrandım; şimdi utanıyorum, rahatsız oluyorum.