Yine yabancı bir yazarın çok bilindik bir kitabıyla geldim.
Kendi düşüncelerimden önce kitabın konusundan biraz bahsedeyim. Kitapta normal düzeyde gelir sahibi olan bir ailenin hayatı anlatılıyor. Tabi daha çok beş kız kardeşin arasından ikinci olan Elizabeth'in etrafında dönüyor bu hikaye. Kızın annesinin tek amacı kızlarını evlendirebilmek. Aslında her annenin hayali budur ama bu kadın olayları biraz fazla abartmış, o kadar ki artık son iki kızının yaptığı hiçbir şeye karışmayan hatta destekleyen bir hale gelmiş. Ancak baş karakterimizde durum böyle değil, özellikle ailesinin bu yönünden oldukça utanç duyuyor. Yinede etrafa karşı duygularını gizlemeyen gayet dobra ve lafını esirgemeyen bir karakter. Erkek karaktere gelecek olursam gururuna aşırı düşkün bir yapısı var, öyleki kibrinden yanına yaklaşılması imkansız biri gibi duruyor. Kitabın ortalarına kadar durum böyle devam ederken yarıdan sonra adamın kıza duyduğu sevgiyle kendisini düzeltmesini okuyoruz.
Tabi adamın yaptığı bir takım hatalardan sonra kız onu affedip sevebilecek mi, yoksa oda gururunu öne çıkarıp sevgisini hiçe mi sayacak? Bu da merak konusu olarak kalsın...
Kendi düşüncelerime gelecek olursam, ben yabancı yazarların kitaplarına alışana kadar biraz sıkılıyorum bu yüzden ilk yarısını sıkılarak okudum ama son yarısı kesinlikle çok güzeldi, yazımı gayet akıcı ve merak uyandırıyor.
Kitapta en sinirlendiğim şey annesinin kızlara karşı tavrıydı. Beni resmen çileden çıkardı. Baş karekterin gururu yanında onların gurursuzlukları, kendilerini bilerek erkeklerin ayağına paspas edenlerin durumunun çirkinliğini apaçık ortaya koyuyor. Bence kitaptan anlaşılması gereken en önemli noktalardan biri buydu.
Sonuç olarak klasiklerde sevdiklerimin arasında yer aldı. Klasikleri hiç okumamış veya alışmaya çalışanların