Kitaba başlarken klasik yol hikayeleri okurum heralde diye başlamıştım ama büyük haksızlık ettiğimin farkına geç olmadan vardım neyse ki. Her hikaye ayrı ayrı beni aldı götürdü dünyanın bir ucundan bir ucuna. Yaşadığım yerden çıkıp bambaşka hayatlar gördüm, bambaşka yollardan geçtim.. sonunda insan kendi içine de bir yolculuk etmiş oluyor kitapla birlikte ve dert diye ağladığım şeylerin okuduğum hikayelerdeki dertlerin yanında hiç bir şey ifade etmediğinin farkına varıyorum. Yola’a herkes çıkar çıktığın yolda nereye varmak istediğinde içindeki yolculukla bağlantılıdır. Katmandu’ya Yol Arkadaşı Aranıyor
Kitap ince olabilir fakat hikaye oldukça ağırdı bence. “Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir” diyor kitabın başında ve anlatılan hikaye de bunu kanıtlıyor. Her insanın kitap okuma biçimi , saklama koşulu, başkasına verip vermemekte ki tutumu farklıdır. Kitapta ki karakterin, kitaplarına olan tutumuna hayret ettim. “İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.” Kitap okumayı sevenlerin de kütüphaneleri vardır kitapları sevenlerin de. Carlos María DomínguezKâğıt Ev
. Kitabı okurken o kadar yoğun duygular hissetim ki.. ‘İnsanın ailesinden aldığı yara hayatı boyunca kapanmıyormuş’ dedirtti bu kitap bana. “İnsan ailesini seçemez ama hikayesini anlatmayı seçebilir “.