Bu, insan düşüncesinin biçim değiştirirken ifade tarzını da değiştireceğinin, bundan sonraki kuşakların genel düşüncesinin aynı maddi koşullarda ve aynı biçimde şekillenmeyeceğinin, oldukça sağlam ve kalıcı olan taştan kitabın yerini daha sağlam ve daha kalıcı kâğıt kitaba bırakacağının önsezisiydi.
Katedral onun için yalnızca bir toplum değil, tüm bir evren, tüm bir doğaydı. Yeşillik olarak her zaman çiçeklerle kaplı vitraylardan, gölgelik olarak kuşlarla dolu sakson tarzı sütun başlıklarının taştan yapraklarından, dağ olarak kilisenin devasa kulelerinden, okyanus olarak ayaklarının dibinde gürüldeyen Paris'ten başka bir şey düşlemiyordu.